Dürbünün tersinden bakarsan, fili de cüce gibi görürsün. Ama fil fildir.
Başkanlık kaos zemininde mi doğar! 
Hükmü 24 saat içinde sarsılan bir başbakan... 
Davudoğlu'nun Cerrattepe'de tarafları dinleyip mahkeme kararına kadar çalışmayı durdurması Saray-AKP çatlağını derinleştirdi.
Eskiden Başbakanmış gibi görünsün diye birkaç gün idare ederlerdi. Şimdi o da yok.
Artvin meselesi...
Başbakan çalışmalar duracak dedi ama Cerattepe'de maden şirketine yer tahsisi yapıldı.
Başbakanın konuşmalarının gerçek hayatta karşılığı yok mu?
Ayrıca hemen gevşemeyelim. Başbakan,"Mahkeme kararı beklenecek" diyor.Mahkemenin ne tür karar vereceği (verdirileceği) henüz belli değil yani...
Acaba bu stratejik bir geri adım atma olabilir mi?
Olaylar soğutulup, Cerattepe'de yasa dışı bazı unsurlar destekçiler arasına sokulur mu?
Sonrasın da eylemler yeniden başladığında olaylar farklı noktalara varır mı?
Hani gezideki misal..
Sizce 10 yılda 400 bin maden ruhsatı dağıtan AKP Cerattepe’den vazgeçer mi?
Çünkü;Olay sadece Cerattepe değil..
Artvin-Cerattepe madenleriyle kamuoyunda tartışma konusu olan Cengiz Holding'in (Eti Bakır AŞ), Cerattepe'yi devraldığı dönemde (2012) yine Artvin'de ormanlık alanlar içerisinde 333 bin metrekareyi bulan bir alanda 16 ayrı altın-bakır arama-üretim ve maden yolu için izin aldığı ortaya çıktı. Bu maden sahalarının tamamı Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na bağlı Orman Genel Müdürlüğü tahsisli. Ekim 2012-Nisan 2013 tarihleri arası yapılan başvurular hızlı bir onay süreciyle Başbakanlık tarafından uygun bulundu. Artvin'deki altın-bakır arama-üretimi ruhsatları kapsamında yapılan-yapılacak çalışmalar konusunda Cengiz Holding (Eti Bakır) bilgilendirme yapmazken yeni izin sahaları Artvin Murgul, Petek, Damar, Artıçlı bölgelerini de kapsıyor.
Cerattepe'de maden çıkarmaya karşı çıkmak ihanet midir?
Cerattepe'de maden çıkarma çalışmasına karşı çıkmak ihanet filan değildir.Ota çöpe hainlik,ajanlık gözüyle bakıp ihanet kavramını tüketmeyelim..
Peki madenlerimiz çıkartmayalım mı? İşte orası derin bir konu? Özellikle altının niye son zamanlarda yukarı taşındığını Putin, Almanya, Dolar, Çin kavramlarında aramak gerekiyor..
Bu konu başka bir yazı konusu olacak kadar uzun.
Ama Artvin kullanılarak bazıları da bir gezi provası veya ayaklanma planlamış olabilir mi?
CIA'in Türkiye uzmanı Henri Barkey: PKK Kuzey Suriye'ye çekilsin, 
TR, Suriye Kürt bölgesine müdahale etmesin..
Kazan-Kazan olsun demiş..
ABD'li yazar Mike Whitney, baharda ayaklanma var, Türkiye'de "renkli devrim" olacak iktidar devrilecek diyor. 
Toplumda fısıltı olarak Bahar'da ayaklanma var dedikodusunu birileri yayıyor. 
PKK Bahar'da büyük şehirlerde halk ayaklanması ve eylemler yapacağız diye tehditler savuruyor ama PKK Cizre/Sur'u ayaklandıramadı.
PKK Güneydoğu'da bir halk ayaklanmasını beceremedi. Kürtler, Suriye/Mülteci, parçalanmış ailelerin dramını gördü ve ciddiyeti anladı.
Halk birilerinin sokağa çıkın çağrısına uymadı.
Böyle bir ayaklanma tarzı olaya ihtimal vermemekle birlikte;
Artvin olayının durdurulması ve Can Dündar tahliyesi ayaklanma için bahaneleri ortadan kaldırmak için yapılmış olabilir mi?
Bahar'da ayaklanma istemelerinin nedeni Suriye'de kuracakları PKK devletine Türkiye'nin engel olmasını önlemek için kaos çıkartmak mıdır?
Birçok kafayı karıştıracak olay ve komplo teorisi...
İşte bu yüzden seçilmiş iktidarlar, yetki aldım istediğimi yaparım dememeli.. Teorik doğrulardan çok Milletin vicdanına seslenebilmeli. Milletin fikrini bazen kabullenebilmeli...
Bu açıdan Sayın Başbakanın hamlesini doğru ve iyi bir yöneticilik örneği olarak görüyorum.
Kitleleri ve halkı küçümsememek, fikrine değer vermek gerekir.