TBMM başkanı bulunan Sayın İsmail Kahraman’a neden günaydın diyoruz. Şundan. Müslüman olduğunu iddia ediyor ama Türk milletini bilimden ayırarak Müslümanlıktan uzaklaştırmak isteyen Haçlılarla aynı safta bulunduğunun bile farkına aramayacak durumdadır da ondan GÜNAYDİN diyoruz. Müslümanlık öyle ben Elhamdülillah Müslüman’ım diyerek olunacak basit bir din değildir. Müslüman olmanın Kuran’da ve Hadis-i Şeriflerde çizilmiş sınırları ve şartları vardır. Önce onları tam olarak yerine getireceksin.
Yüce Yaratan’ın  Vahiy yolu ile gönderdiği ilk emri “OKU” dur.
Bu Vahiy emri Yüce Peygamberimizce açılmış ve iki muhteşem Hadis-i Şerif biz Müslümanlara bağışlanmıştır.
“Bilim Çin’de bile olsa gidin alın”
“Beşikten mezara bilim okuyun”
Oku emri ayni zamanda “OKUT” emridir. Beşikten mezara bilim okuyun demek  hayatınızı bilim okuyarak doldurun demektir. Okuduğunuz bilimi Müslüman kardeşlerinize anlatın onları da bilgilendirin demektir. Okuduklarınızı yazın demektir. Ve okuduğunuz bilimi Müslümanlara anlatarak /yazarak onların dünyadaki zorlukları ve düşmanlarını yenmek için bilimi kullanmasına yardımcı olun demektir.
Son büyük cihadımız Çanakkale +Kurtuluş savaşımızdır. O savaşlarımızın Baş komutanı Mustafa Kemal Paşa bu Hadis-i Şeriflerden esinlenerek;  “ Hayatta en hakiki mürşit bilimdir “ direktifini, vermişlerdir.  Ayrıca Müslümanlık hak hukuk ve barış dinidir. Komşun açken sana tok yatma izni vermeyen bir dindir. Şimdi böyle bir dinin insanlarının Anayasasını konuşuyoruz. Anayasamızda bu ilkeler var mı? Var. Nerede var. İlk dört maddesinde var. Tekrar tekrar yazdığımız işte bu ilk dört maddedir.
Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri: Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti.;Madde 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.Milli marşı 'İstiklal Marşı' dır.Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler: Madde 4- Anayasanın 1'inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2'nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3'üncü maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
***
Yani Anayasamızın ilk üç maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. Bu maddeyi açarsak nedir bu madde.
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzurunu sağlayacaktır. Milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Olacaktır.
 Atatürk milliyetçiliğine ( Hayatta en hakiki mürşit bilimdir, laiktir, devletçidir, milliyetçidir, halkçıdır, Cumhuriyetçidir, devrimcidir, devletçidir ) bağlı olacaktır.
 Başlangıçta belirtilen temel ilkelere “ Yurtta sulh cihanda sulh ilkesine, Millet iradesinin mutlak üstünlüğü ilkesine, kuvvetler ayrılığı ilkesine Türk milletinin varlığı ve bölünmezliği) ilkelerine bağlı olunacaktır
Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak ebediyen yaşayacaktır.
Burada din ismi geçmiyor ama bir din var. O da Yüce Müslümanlık dinimizdir. 2004 ten bu yana AKP iktidarının  uymadığı tek şey vardır o da Yüce dinimiz Müslümanlık ve Müslümanlığın temeli olan bilimdir. AKP yönetiminde de 14 Mayıs 1950 den sonra gelen iktidarlar döneminde de ve dahi TSK niın müdahale dönemlerinde de “ Bilim Çin’de bile olsa gidip alan” ve “Komşusu açken kendisi tok yatmayan” yüce Müslümanlıktan eser yoktur: Neden bu kadar açık ve acı yazdık. Şundan
14 Mayıs 1950 de  Çeyrek altın 10 TL idi.  AKP iktidar olduğu 2004 te  ise 24.000.000 TL idi. Bu gün itibari ile 185.000.000 TL dir.
14 Mayıs 1950 de bir gram altın 5 TL idi.  AKP nin iktidara geldiği 2004 te 18.000.000 TL ve bu gün itibari ile 117 .000.000 TL dir.
14 Mayıs 1950 de Bir ABD Doları 3 TL iken AKP iktidara geldiği 2004 te bir ABD Doları 1.320.000 TL olmuştur. Bu gün itibari ile 2.800.000  TL dir
AKP nin iktidara geldiği 2004 ten bu yana açık bütçelerle Türk milletinin cebinden  tam tamına 369.000.000.000  TL alınmıştır. Bu ortalama olarak fert başına 5.000 TL eder. 14 Mayıstan bu yana başlayan ihanet uygulamaları AKP döneminde de “Durmak yok yola devam” denilerek tam gaz devam etmiştir. Şimdi bu ihanet yolunu düzeltmek için TBMM Anayasa yapacak. İddia budur. BU ihanet yolunu düzeltmek için Anayasa değişikliği gereklidir. Ama Anayasamıza Türkiye Cumhuriyeti “ Sünni Müslüman’dır”  yazmakla bu işler düzelmez. DENK Bütçe yapacaksın. DENK bütçe kuralını herkesin anlayacağı bir ifade ile Anayasamıza yazacaksın. . Laik eğitim yapacaksın. Lak eğitim kuralını Anayasaya herkesin anlayacağı şekilde yazacaksın. Anayasaya %5 ten fazla enflasyon yapan hükümetleri alaşağı edecek maddeler koyacaksın. Bunları Anayasamızın neresine yerleştireceğinizi biz kitabımızda yazdık. (*)  Okuyacaksın. Anlayacaksın Ve Türk milletine anlatacaksın. AKP asla Müslümanlık dinimizin yüce ilkelerin en önemlisi ve en vazgeçilmezi olan bilim yolundan gitmiyor. Yüce Müslümanlığın temel uğraşısı “ bilimdir”  Bilime göre her türlü ekonomik düzenin başarısı için ilk şart     “ Bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır” AKP döneminde Allah rızası için bir tek DENK bütçe bile yoktur. Daha yazalım mı. Hayır yazmayalım. Ne demişler atalarımız “ söz gümüşse sükut altındır” “ İlimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.”
(*) Op. Dr. Aytekin Ertuğrul: 1 Kasım seçimler ve Acil Sorunlarımız. Togan Yayınları. İstanbul 20106
NOT:. “Biz demokratik rejim dedik. Demokratik rejim kurulmuştur. Demokratik rejim istikametinden ayrılıp baskı rejimine götürmek tehlikeli bir şeydir Siz bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam. ”İsmet İnönü
İsmet İnönü’nün bu tarihi konuşmasını bu gün her zamandan daha çok hatırlamak zorundayız. Çünkü; D. P. yi açmazlara götüren şey bütçe açıkları ve enflasyondu. Bu gün de aynı arıza son hızla devam ettiriliyor. Açık bütçe ve enflasyon demokratik bir uygulama asla değildir.Anayasamıza uygun değildir. Dinimize de uygun değildir. Çünkü dinimiz komşunuz açken siz tok yatmayın buyurmuştur. 2004 ten bu yana sürüp gelen açık bütçeler yolu ile Türk milletinden zorla 369 Milyar alınmıştır. Değil komşu aç bütün Ümmet-i Muhammedi aç sefil çıplak bırakan bir uygulamadır. Bu yolda ısrar edilmektedir. Yanlış olan budur. Daha büyük yanlış ise bu yanlışın bir türlü görülmemesidir. Anayasamız bu karanlık ihanet yolunun aydınlıklara dönüşmesi için koruyucu maddeler koymazsa Ümmet elden gideceğinden dinimiz de elden gider. Dost acı söyler.