“Engellilerin sesini duyun!”

Bu haber 1496 kez okundu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de on milyon engelli vatandaşın bulunduğunu ifade eden Engelliler konfederasyonu Ordu İl Meclis Başkanı Ümit İşbakan engellilerin imkansızlıklardan dolayı sosyalleşemediğini, bu sebeple dışarıda iki tane engelliyi yan yana görmenin pek de mümkün olmadığını söyledi.

“Engellilerin sesini duyun!”

Sponsor Reklamlar

Engelliler konfederasyonu Ordu İl Meclis Başkanı Ümit İşbakan, “Sosyal alanlara bakıyoruz, yokuz. Eğitim alanlarına bakıyoruz, yokuz. İstihdam alanlarına bakıyoruz, yokuz.  Nerede bu insanlar?” diye sordu.

2008 yılı öncesi alınan engelli raporlarının bugün herhangi bir sebepten dolayı yenilenmesi gerektiğinde engellilik derecesinin bugünkü sisteme göre değişikliğe uğradığını söyleyen İşbakan, örneğin yüzde 60 engelli sayılan vatandaşın derecesinin mevcut sisteme göre yüzde 30’a düşürüldüğünü belirtti ve bu durumun şu sonuçları doğurduğunu ifade etti.

"Toplu taşımalara yoğunluktan dolayı binemiyoruz”

Ümit İşbakan “2005 yılında çıkan yasaya göre 2012 yılına kadar bütün kamu binaların engellilere uygun hale getirileceği belirtilmişti. Yollar, kaldırımlar, toplu taşımalar ve aklınıza ne geliyorsa yeni yapılacak her yer engellilere göre olacaktı. 2012’yi geride bıraktık. Tam 14 yıl geçmesine rağmen dağ fare doğurdu. Hala kaldırımlar bize göre değil. Şehir mobilyaları bizlere göre değil. Toplu taşımada belediye otobüslerinin yüzde 70’i engelliye uygun ama onlara da yoğunluktan dolayı binme şansımız yok” diye konuştu.

“Engellilerin yaşamını kolaylaştıran araç gereçten ÖTV, KDV ve katılım payı alınmamalı”

5378 sayılı yasanın 13. maddesinde “Engellinin yaşamını kolaylaştıran her türlü araç gereçten ÖTV, KDV, katılım payı alınmaz” ifadesinin bulunduğuna dikkat çeken Ordu il meclis başkanı, maalesef felçlilerin kullandığı yürüme cihazının en ucuzunun 10.000 TL olduğunu söyledi. Buna rağmen devletin 5 yılda bir, tek tarafa 700 TL, her iki tarafa ise bin 200 TL ödeme yaptığını belirten Ümit İşbakan, arada devletin ödemediği 8 bin TL gibi bir fark bulunduğunu ve sosyal devletlerin, kendi yurttaşını bir başkasının sadakasına muhtaç etmemesi gerektiğini vurguladı.

Ordu Büyükşehir Belediyesi'ne seslenen İşbakan, taleplerini şöyle sıraladı: 

“Engelsiz şehir kurmak istiyorlar mı? Ordu ilinde yaşayan 90.000 engelliyi yok sayamazsınız. Kaldırımlarda görme engelliler için yapılan sarı çizgide hala trafo , pano olduğunu görüyoruz. Kaldırım işgali esnaf tarafından devam etmekte. Engelli otoparkı işgal altında. Engelli rampaları hazır döküm olarak gayet kullanışlı ama yanlış işçilik ile amacın dışında monte edilmiş herbiri. TUM ( toplu ulaşım araçları) araçlarında Engelliler için demir rampa ya açılmıyor, ya şoför kendisi inmiyor. 52 olan büyük ulaşım aracı Engelliler için daha uygun ama o da sadece ana yolda hizmet veriyor. Engellilere dolmuşta yer kalmıyor. Ordu kent konseyi hala Engelliler meclisi kurmadı. Ordu büyükşehir belediyesi hala Engelliler Koordinasyon merkezi kurmadı.Yürüyen merdivenli üstgeçit de asansör çok bozuluyor ve bakım yapan firma il dışından geldiği için çok uzun sürüyor buda engellilerin karşıdan karşıya geçmelerini imkansız hale getiriyor.

Şarz cihazları sadece neden sahilde? Şehir içinde ihtiyaç duyulmaz mı? Ayrıca neden bu kadar sık bozulur ve neden tamiri çok uzun sürer ve neden bakım yapan firma il dışından getirilir? Ordu Büyükşehir Belediyesi'ne sesimizi duy ve acil çözüm bul.” Haber Merkezi


Anahtar Kelimeler
banner64

Sponsor Reklamlar

Yorum Gönder

@name x