Memleketimden insan manzaraları…
banner66


Memleketimden insan manzaraları…

Memleketimden insan manzaraları…

Devrim KEŞOĞLU

11 Ekim 2018, 10:05
Bu makale 452 kez okundu

Memleketimin temel problemi tembellik. Hem de o denli ki ‘’ekonomik kriz’’in zirve yaptığı bu zamanlarda daha da ayan oluyor. Sebep de malum fındık. Yılda bir kez ürün veren fındığa can damarından bağlı bir yaşam şekli ve yılda bir ay çalışıp on bir ay yaymanın ve ahkâm kesmenin de yegane sebebi fındık. Şimdilerde de yat-kalk fındık, yine fiyat alma çabasında didinen küçük büyük şehrin biçare halkı! Vaktiyle türlü türlü yollarla miras edilmiş ya da edinilmiş tarlalar fındığa gebe bırakılmışlar. Fındık oluyorsa erkek oluyorlar olmuyorsa vay anam vay. Fındığı daha doğrusu bahçesi olmayanın zaten yapacağı iki şey var; ya okuyup terk edecek bu şehri ya da devlette ya da özelde işe girecek.

Ordu yapı itibariyle keyf memleketi; en iyi yaptıkları şey çokça kafayı çekmek, kahvehanelerde oyun oynamak. Sabah kahve, akşam meyhaneden ibaret bir yaşam şekli şehre egemen. İstisnalar kaideyi bozmaz ama bu yaşam çemberinin dışında kalan çok az insan görünüyor. Daracık bir sokakta karşılıklı dört kahvehane saymışlığım var ve tıka basa dolular günün her saatinde. İnsan düşünüyor tabii ki bütün gün burada bulunan birinin yaşama verdiği ne olabilir ki alacaklı da olsun ? Memleketin tüm sorunları bu oturan güruh tarafından oyun arasında çay kaşığı seslerine karışıp gidiyor.

Alternatif tarım da Ordu’da yok denecek kadar az. Yükselen değer malum tüm Türkiye’de olduğu gibi inşaat…Fındığı para etmeyenler arsalarını müteahhitlere vererek hem fındık tarlalarını tüketiyorlar hem de şehrin beton dokusuna biraz daha katkı veriyorlar. Düzenli kentleşme olsa bu süreç de anlaşılır belki ama şehrin silüeti de gitgide bozuluyor. Yeşil Ordu gri Ordu’ya doğru renk değiştiriyor.

Varlık içinde yokluk çeken bir şehirde o yok bu yok ama çokça soru var? Kaç ton fındığın oluyor ? Ev senin mi kira mı? Nelere sahipsin sorularının içi de kendi gibi boş. Hele hele soylu bir sülalen de yoksa yandın. Kimlerdensin sorusuna yanıt verememek parasız ve fındıksız olduğunun delaletidir. Adamlık için bir iki ton fındık şarttır.

Ne okudun var mı yok ?! İyilik nedir bilen var mı yok ?! Kulaklarda ezan sesi, masalarda bardak şıkırtısı ama asli sorulara yanıt yok ?! Bir oturuşta kaç büyük içersin soruların şahı ?! Yemek, içmek, giyinmek, mal edinmek burada büyük gösteri ve görgüsüzlüğün daniskası. Bu şehir de günden güne ölüyor Türkiye gibi. Yozlaşma ve kültürel erozyon hızla sürüyor. Nasıl ki toprak denize doğru akıp gidiyor yozlaşma da dağdan şehre aynı hızla sürüyor.

Yorum Gönder