Savcı mı, vali mi dinlenecek

Savcı mı, vali mi dinlenecek

12 Şubat 2015 Perşembe 10:44
Bu haber 5955 kez okundu

'Sakıncalı Paket' Meclise geliyor

Savcı mı, vali mi dinlenecek

Sponsor Reklamlar

"Bu düzenleme yürürlüğe girerse, aynı konuda, savcı ve validen farklı emir alan kolluk amir ve memurları, hangi amirin emrini uygulayacağı konusunda kararsız kalacaklardır.  Bu da kamu düzeninin korunması adına olumsuz sonuçlar doğuracaktır."

(Dünden devam)

RÖPORTAJ: Hasan Özata

Kamuoyunda İç güvenlik paketi olarak bilinen ve hükümet tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” adıyla gönderilen yasa tasarısı genel kurulda görüşülmeye başlanılacak.

Bu konuya ilişkin olarak Ordu Eski İl Emniyet Müdürü Hakan Kırmacı gazetemizin sorularını yanıtladı. Kırmacı,  hükümetin bu kanun tasarısı ile neyi hedeflediğini, muhalefetin eleştirilerinin odak noktasını kendi deneyim ve akademik bilgisi ışığında yanıtlıyor.

-Valilere adlı kolluk yetkisinin verilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? 

H.KIRMACI-Tasarının  7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11 inci maddesine eklenen fıkra ile İl İdaresi Kanunu’nda değişiklik yapılarak Valilere kolluk amir ve memurlarına suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için emir verme yetkisi getirilmektedir. Bu düzenleme ile kolluk, adli konularda çift başlı hale getirilmek istenmektedir.  Mevcut yapıda vali, kolluğa sadece idari konularda yani suçun önlenmesi, savcı ise adli konularda, yani suç sonrası emir verebilmektedir.  Bu düzenleme ile vali, suç sonrasında da suçun aydınlatılmasına müdahale etmekte, suçun aydınlatılması noktasında olay yeri incelemesi, arama, elkoyma, yakalama gibi tedbirlerden hangilerine başvurulabileceğine karar vermektedir.  Halbuki bu yetkiler, CMK’ya göre, savcıların yetkisinde olan hususlardır. Valinin adli alana girmesi yürütmenin yargıya açık bir müdahalesidir. Ayrıca, bu düzenleme Anayasanın başlangıç hükümlerinde ifade edilen ve Anayasanın 7, 8 ve 9 maddelerinde şekillenen “kuvvetler ayrılığı” ilkesine de aykırıdır.

-Sakıncaları ne olabilir?

H.KIRMACI -Bu düzenleme yürürlüğe girerse, aynı konuda, savcı ve validen farklı emir alan kolluk amir ve memurları, hangi amirin emrini uygulayacağı konusunda kararsız kalacaklardır.  Bu da kamu düzeninin korunması adına olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Kolluk amirleri tercih yapmak zorunda kaldıkları zaman, aynı zamanda sicil amirleri olan Valileri tercih edecek, bu da dolaylı yoldan, suç soruşturmasında savcının devre dışı kalması anlamı taşıyacaktır.

 

-Dinleme  kararlarının hakım onayına sunulma süresi de uzatılıyor...

H.KIRMACI -Tasarının 1 inci maddesinin beşinci fıkrasıyla; mahkeme kararı ile yapılan dinleme ve iletişim tespiti vs. yapanların cezaevine konulduğu bir dönemde acil durumlarda Emniyet Genel Müdürü ve İstihbarat Daire Başkanı’nın dinleme kararının hakim tarafından değerlendirilme süreci 24 saatten 48 saate çıkarılmaktadır.

 

-Zorunlu emeklilik ve tasfiye gibi sonuçlar da mı doğuracak?

H.KIRMACI -Tasarının Geçici 27 nci maddesi ile halen müstakil birim amiri görevlerinde bulunan bütün 1. Sınıf Emniyet Müdürleri ile 2., 3. ve 4. Sınıf Emniyet Müdürlerinin 3 ay içerisinde zorunlu emekli edilebilecekleri ve bu uygulama ile bütün polis başmüfettişlerinin, merkez emniyet müdürlerinin, özel güvenlik müfettişlerinin emekli edilebileceklerine ilişkin hükümler getirilmektedir. Sürekli uygulanacak 55 inci maddedeki değişiklik ile müstakil birim amiri görevleri haricinde görevlendirilen ve 6 yıl kıdeme haiz bütün 1. Sınıf Emniyet Müdürleri zorunlu emekliye sevk edilmektedir, ancak idareye, ikişer yıllık dönemler halinde bu süreyi uzatma yetkisi getiriliyor. Ayrıca emniyet amirleri ile 2, 3 ve 4. Sınıf Emniyet Müdürlerinden beş yıl içinde terfi edemeyenler zorunlu emekli edilmektedir. Yasa kapsamına 3.200 emniyet müdürü girmektedir.  Tasarı kapsamında Emniyet Teşkilatında halen görev yapmakta olan 1., 2., 3. ve 4. sınıf emniyet müdürü ile emniyet amiri rütbelerinde görev yapmakta olan personelden parti polisi yaklaşımlarına biat etmeyeceği öngörülen nitelikli 2 bin 500 polis amirinin zorunlu emekliye sevk edilerek tasfiye edilmesi planlanmaktadır.

 

-Bu düzenleme ile personelin kayıpları da söz konusu olacak mı?

H.KIRMACI-Yasa ile aslında ihtiyaç olduğu halde AKP hükümeti tarafından siyaseten istihdam edilmeyen Emniyet Müdürlerinin Türkiye’nin önemli sorun alanlarına çözüm bakımından katkı sağlayacak unvan ve uzmanlıklarına uygun yerlerde istihdam edilmeleri gerekirken emeklilik adı altında tasfiyeleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile peronelin 800-2000 TL oranlarında maddi kayıpları olacaktır.  Anayasaya aykırılığı bir çok karar ile sabit olan bu durumun AKP hükümetleri zamanında TRT, TBMM, Ziraat Bankası ve diğer bazı kurumlarda yapıldığı gibi, Emniyet Teşkilatından beklentileri kalmamış Emniyet Müdürlerinin emeklilik ikramiyeleri ve maaşlarının yaş haddine kadar cezbedici bir oranda artırılması ile isteğe bağlı emekliliğin özendirilmesi suretiyle yapılmayıp herhangi bir krtiter olmadan dilediği personele yapılması tasfiye olduğunu göstermektedir  (Benzer kuruluşlarda yapılan uygulamalarda %40’a yakın personel emekli istekleri ile emekli olmuşlardır).

 

- Hukuksuz soruşturma ve mobbıng uygulamalarına dokunulmazlık zırhının getirildiği de doğru mu?

-Tasarının 38 inci maddesi ile 4483 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna Ek Madde ekleme suretiyle hukuksuz soruşturmalara ‘dokunulmazlık’ getirilmek istenmektedir. Bu madde şu anda hukuksuz bir şekilde müfettiş görevlendirip mevcut kanunlara göre suç işleyenlerin kendilerine dokunulmazlık kalkanı getirme isteğidir. Mevcut yöneticiler yapmış oldukları keyfi, hukuksuz işlemler nedeniyle ileride tazminatlara mahkûm olacaklarını bildiklerinden böyle bir güvence yoluna gitmek istemektedirler. Zira daha önce dönemin Başbakanlık Müsteşarı ile İstanbul İl Emniyet Müdürü arasındaki geçen konuşmada “kır kapıyı, gir al, daha sonra yasaysa yasa……” şeklindeki konuşmalar, bu hususun hayata  geçirilmeye çalışıldığını  göstermektedir. Daha önce Torba Kanunda getirilen ve Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 2 yıl mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle yargılanamayacaklarına dair yapmış oldukları kendilerine güvence getirme planının gizli bir şekilde geri getirilmesidir. (SÜRECEK)

 

Anahtar Kelimeler
banner64

Sponsor Reklamlar

Yorum Gönder