[...

Başkenti buraya taşıma fikri pek de güzel oldu. Kanal'a nazır şu yatak başka bir keyif. Rus ve Çin filoları da bir başka güzel...  

 

Gerçi şu ilaçlar hâlâ benimle, ama olsun; buna da şükür.

 

Bugün Öçveren'le kahvaltımız kaçtaydı? 10:30'du sanırım.

 

Şu kanton safhası ve oradan da eyaletlere geçiş ne kadar da meşakkatli oldu? Ama şimdi de pek havalıyız be: Patagonya Birleşik Devletleri...

 

Ziran Xürdistanı'ndaki safhaların, çatışma olmadan çözülme ihtimalinin güçlenmesine  ayrı bir sevindim. Ne de olsa evim.

 

Vadedilmiş topraklar pek güzel oldu. Kim bilir, kaç yüzyılı garantiledik?

 

Şu 200 dinar üzerindeki resmimi değiştirtmem lazım. İki de bir kafama takılıyor!

 

 Yıldızdan ve kızıldan kurtuluş ne de kolay oldu? Ne çok heveslisi varmış değiştirmenin? Hilalin altındaki cümle neydi yahu?!

 

Petrol yatakları da, tastamam yatakmış be. 80 yıllık rezervden  söz ediyor  salaklar. Bu kadar riske, seksen yıllık gelir için mi katlandım?

 

Turkuaz Kitap yazımına da vakit ayırayım biraz. Son yazdığım cümleler baya iyi oldu. Biraz daha rüyama girse de, üfürse yeni cümleler.

 

Gazabımın rahmetimi kat kat aşacağını, açık etmedik ya o günlerde; iyi oldu. İdam edilenlerin sayısı kaç olmuştu en son? Dur ya kafam karıştı!

 

Yarın da Şeyh'ül Din gelecek! Halifelik ve Ben.. Aklıma geldikçe bir gülmedir geliyor.

 

Şu 33 maddelik anayasa da sinirlerimi bozuyor. O kadar ayrıntıya ne hâcet? Hem niye 33? Uzunca bir paragraf nelerine yetmiyor? Anlayamıyorum. Yasa yaparım, uygularım, yargılarım. Ezeli Başkanım. Oldu-bitti.

 

...]