Ramazan ayında en sağlıklı orucun sadece aç kalmak değil, metabolizmayı koruyarak "ritimli beslenmeyi" hedeflemek olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Ali Coşkun, hatalı beslenme alışkanlıklarının reflü, baş ağrısı, hipoglisemi, halsizlik ve kabızlığın ana sebebi olduğunu ifade etti. Sağlıklı bir oruç sürecinin temel şartının doğru sahur olduğunu belirten Coşkun, sahurun günün %60’ını belirlediğini ve bu öğünde proteinin öncelikli olması gerektiğini kaydetti. Sahurdaki amacın anlık tokluk değil, yavaş sindirim ve uzun süreli tokluk hissi sağlamak olduğunu söyleyen Coşkun, "Örnek bir sahur tabağında yumurta, tuzsuz peynir, 5-6 adet zeytin, tam buğday ekmeği, yoğurt, biraz fındık, domates, salatalık, yeşillik ve hipoglisemiyi önlemek için muz ile bir yemek kaşığı zeytinyağı bulunmalıdır." dedi.
Sahurda kaçınılması gereken gıdalar hakkında da uyarılarda bulunan Coşkun; börek, poğaça, sucuk, salam, sosis, pastırma, reçel, bal ve çikolata kreması gibi ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini hatırlattı. Basit karbonhidrat içeren hamur işlerinin ve şekerli gıdaların 3-4 saat sonra şiddetli açlığa ve baş ağrısına neden olduğunu, işlenmiş et ürünlerinin ise susuzluğu artırarak mukavemeti azalttığını belirtti. Aşırı yağlı, kızartmalı gıdalar ve asitli içeceklerin sindirim sistemine zarar verdiğini vurgulayan Coşkun, reflüyü önlemek adına sahurdan hemen sonra yatılmaması gerektiğine dikkat çekti.
İftarın üç aşamalı bir yöntemle yapılması gerektiğini öneren Coşkun, birinci aşamada su, bir adet hurma veya iki adet zeytin ve bir kase çorba ile midenin uyandırılmasını tavsiye etti. Bu aşamadan sonra 10 dakikalık bir mola verilerek ev içinde yürünmesi veya namaz kılınması gerektiğini belirten Coşkun, ikinci aşamada ana öğün olarak ızgara et, tavuk veya balık ile birlikte sebze yemeği, salata ve az miktarda ekmek veya pilav tüketilmesini önerdi. Üçüncü aşamanın ise en az iki saat sonra bir adet meyve, yarım kase sütlü tatlı veya bir avuç fındık şeklinde olması gerektiğini ifade etti.
Günlük 2-2,5 litrelik su tüketiminin iftar ile sahur arasına yayılmasının önemine değinen Coşkun, suyun bir anda içilmesinin böreklere yük bindirdiğini ve hemen atıldığını söyledi. Coşkun'un önerdiği su içme planına göre iftarda 2, iftar sonrasında 3, gece 3 ve sahurda 2 bardak su içilmesi gerekiyor. Fiziksel aktivite konusunda ise iftardan en az bir saat sonra yapılacak 15-30 dakikalık yürüyüşün ideal olduğunu, sahurdan sonra mide doluyken veya açken ağır spor yapılmaması gerektiğini belirtti.
Ramazan sürecinde diyabet, böbrek hastalığı, mide ülseri, kalp yetmezliği olanlar ile düzenli ilaç kullanan yaşlıların mutlaka hekime danışması ve oruç tutmaması gerektiğini ifade eden Coşkun, oruç tutarken hafif halsizlik, ağız kokusu ve ilk üç gün görülen baş ağrısının normal olduğunu paylaştı. Ancak bayılma hissi, görme kararması, çarpıntı, titreme ve şuur bulanıklığı gibi durumların normal olmadığını ve mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Coşkun, "Sağlıklı oruç tutmak için, sahurda protein yiyerek, iftarda yavaş ve hafif yiyerek, suyu bölerek içme gayreti ile gece hafif hareket sonucu en sağlıklı orucu siz tutarsınız." diyerek sözlerini tamamladı.





