Herkese merhaba sloganımla herkese merhaba diyorum.

Bundan yaklaşık iki sene evvel yaptığım işleri paylaştığım için kendi kendimin çığırtkanı ve kaprislisi olmuştum. Ne hikmet ve nasıl iş ise bu birdenbire kendimi sorgulamaya başladım.

Aslında bu kendimi sorgula hissi tamamen yanlıştı. Çünkü ben hayatımı başkalarının düşüncelerine göre yaşayan bir insan değildim. Fakat bu toplum baskısı sebebiyle kendimi kötü hissetmeye başlamıştım. Çok kıymetli yazarımız Nihan Kaya’nın iyi toplum yoktur kitabını okuyorum ve gerçekten başucu kitabı. Nedenine gelince evet iyi toplum yoktur. Daima yargılayan, aşağılayan, etiketleyen bir toplumda yaşıyoruz. Ve biz Türk milleti olarak en uçlarda yapıyoruz bu yargılamayı.

Düşünmeden.

Sorgulamadan.

Kendimize bakmadan.

Evet, kendimize bakmadan yaftalıyoruz herkesi. Sokakta açık giyinenleri; “tüh yazıklar olsun, anası babası yok mu bunların”, çok başarı elde eden ve bunu paylaşmaktan çekinmeyenleri de görgüsüz ve kaprisli, kilolu olanları “yaşı da daha genç dikkat etse ya biraz” diye diye yargılamaktan kendimiz alamadık yıllarca ve hala da devam ediyor bu.

Aslında sorun şu başkalarının hayatlarına laf atmayı kendimizde hak görüyoruz düşünmeden. Oysa belki hasta kilo veremiyor. Bunun için mücadele ediyor kendi içinde. Nereden bileceksiniz ki? Kimse kimsenin hayatına müdahil olamaz ve gerçekte ne hissettiğini de bilemez. Her zaman derim ki burnunuz suratınızda güzel, başkalarının hayatında değil.

Bunları neden açıklama gereği duyduğuma gelirsek; ben hala aynı ben her yaptığımı paylaşıyorum ve elbette yargılayanlar vardır. Oysa amacım birinin hayatına dokunabilmek ve öğrendiklerimi sizlere de aktarabilmek. Bir iş için eğitimini alıp en iyisine yakın yapmaya çalışıyorum. Çünkü mükemmeli olmaz. Sırf kitap okumayı seviyorum ve yazıyorum diye otuzumdan sonra edebiyat okumaya başladım. Sizlere daha net aktarım yapabilmek adına. İkinci kızımın doğumundan sonra öz benliğimi keşfettim. Bana ne lazım, neler okumalıyım, kendimi nasıl geliştirmeliyim diyerek bir yola çıktım. Sayısız eğitim aldım. Sayısız kitap hatim ettim. Çocuk gelişiminden ziyade daha iyi nasıl anne olurum diyerek günlerce araştırdım.

Şimdi sizlere sorarım. Öğrendiğimi paylaşmanın ne zararı var?

Ben bir zarar göremiyorum aksine faydalı olabileceğimi düşündüğüm için paylaşıyorum. İsteyen okur inceler, isteyen bakar geçer bu tamamen sizin fikriniz olur. Ama benim felsefem Hz. Muhammed’in felsefesidir: “bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum”.

Cümle cümle, harf harf okuyorum her şeyi. Sindirerek bakıyorum olaylara. Tepki vermeden önce iki defa düşünüyorum. Negatif ortamlardan kendimi soyutluyorum. Özüm buymuş benim. Ruhumun doyumu bu yoldan geçiyormuş.

Son 10 aydır hayatımda duyduğum tek bir keşkem var. Benim de benim gibi bir dostum olsaydı da omuz omuza daha çok iş yapabilseydik. Bazen insan destek arıyor da bulamıyor. Öğrendiklerimi anlatmak adına farklı mecralarda yer alabilmek güzel olurdu. Ama iyi ki burası var. Iyi ki siz bana beş dakikanızı ayırıyorsunuz. Çok teşekkür ediyorum.

Hoşça ve sağlıkla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.