Evet dünyadaki çelişkileri velhasıl tüm sorunları bilebilir,anlayabilir ve tespit edebiliriz.Ama bu yetmez.Yani tanı koymak işin bir bölümüdür.Sorunun sağaltımı yani tedavisi için gerekli değişimi de yapmak gerekir.

*

Yazılarımda genellikle sağlık sorunları,nedenlerini ve çözüm yollarını naçizane yazmaya çalışıyorum.Tüm sorunlarda olduğu gibi, sağlık sorunlarının ve bugün değinmeye çalıştığımız KADINA ŞİDDET konusunun temeli de ekonomik ve politiktir.Bizim gibi feodalizmi henüz tasfiye edilememiş,kapitalizmi yeterince gelişmemiş,dışa bağımlı, komprador sermayenin egemen olduğu Küresel Anamalcı sistemin denetimindeki ülkelerde maalesef HEKİME,GAZETECİYE,YAZARA,ÇİZERE,ÇOCUĞA,

YOKSULA VE KADINA ŞİDDET birbirinden soyutlanamaz.Nedeni feodalizmden kapitalizme geçiş sürecinden, yani üretim biçimindeki değişim iklimidir.Bu iklim daha eşitlikçi,paylaşımcı toplumcu bir yapıya evrilmediği sürece şiddet özellikle cinsiyetçi yani KADINA ŞİDDET  erkek egemen yapılanmada maalesef devam edecektir.Siyasi üst yapı maddi alt yapıya bağlı olarak gerileştikçe, baskı yoğunlaşaıp artacaktır.Bakış açımız sınıfsal yöne değişmedikçe maalesef sorunun çelişkisini göremeyip,kafamızı kumdan çıkaramayacağız gibi duruyor.Sorun siyasi olup,çözümü de siyasidir.Ben siyaset yapmayayım ama Kadın şiddetini çözeyim demekle bu işlerin olmayacağını artık anlamamız gerekir.

*

Geçenlerde çok sevdiğim basın emekçisi bir kardeşimin gönderdiği KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ PLATFORMU(KCDP)’nun KADIN CİNAYETLERİ RAPORU’nu okuyunca tüylerim diken diken oldu.Siyasi otoritenin baskısı arttıkça,maalesef kadın ölümleri de o oranda artmış.Buyrun üzücü sayıları okumaya…

*

Türkiye’de kadın cinayetlerinin önü arkası kesilmiyor. Türkiye’de son üç aya bakıldığında KCDP’nin basına yansıyan verilerden elde ederek hazırladığı raporda;yılın ilk üç ayında toplamda 141 kadın ölmüş. 2022 yılının ilk üç ayı dikkate alındığında ölen 141 kadından 68’i şüpheli şekilde ölü bulunurken; 73’ü ise öldürülmüş.

OCAK AYINDA 54 KADIN ÖLDÜ

Türkiye’de KCDP’nin son üç aylık verileri dikkate alındığında Ocak ayı içerisinde 54 kadın öldü.Ocak ayında Ölen 54 kadından 28’i şüpheli olarak ölü bulunurken,26 kadın  öldürülmüş.

İKİ AYDA 87 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

Şubat ayı içerisinde ise 44 kadın ölürken; 44 kadından 21’i şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçti, 23 kadın ise öldürülmüş. Mart ayındaki verilerde de 43 kadın öldü.ölen 43 kadından 24’ü şüpheli şekilde ölü bulunurken; 19’u ise öldürülmüştür.

ÖLÜM NEDENLERİ TESPİT EDİLEMİYOR

Türkiye’de yılın ilk üç ayında işlenen kadın cinayetlerinde kadınların ölüm nedenleri arasında en fazla “ölüm nedeni tespit edilememesi” geliyor.Türkiye’de işlenen kadın cinayetlerinde kadınların neden öldürüldüğüne dair tespit edilememe oranı yüzde 44 şeklinde öne çıkıyor. Kadınların kendi hayatına dair karar almak istediğinden dolayı öldürülmesinin oranı %35, nefret %4 ve ekonomik sebepler ise %17 olarak “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun” verilerine yansıdı.

OCAK AYINDA ÖLEN KADINLARIN YÜZDE 50’SİNİN ÖLÜM NEDENİ BİLİNMİYOR

Ocak ayı verileri dikkate alındığında Türkiye’de kadınların ölüm nedenlerinde ilk sırada yer alan tespit edilememe oranı yüzde 50.

2022 yılının ocak ayı içerisinde işlenen 54 kadın cinayetinde ölüm nedenleri arasında tespit edilemeyenlerden sonra en fazla olanı;kadınların kendi hayatına dair karar alma isteğinin öne çıkıması.Ocak ayında kadınların yüzde 42’si kendi hayatına dair karar almak istediği için öldürüldügü gözleniyor.Kadınların yüzde 4'ü de nefret ve ekonomik sebeplerden dolayı öldürülmüştür.

ŞUBAT AYINDA ÖLDÜRÜLEN KADINLARIN YÜZDE 9’UNUN ÖLÜM NEDENİ EKONOMİ!

Yılın ikinci ayı dikkatte alındığında ise Türkiye’de 44 kadın öldürüldü. Şubat ayında işlenen kadın cinayetleri arasında yüzde 48’i tespit edilemezken; yüzde 43’ü de kendi hayatına karar almak istediği için öldürülmüştür. Türkiye’de sadece Şubat ayı içerisinde işlenen 44 kadın cinayetinde nefret şüphesiyle bir cinayet gerçekleşmezken; ekonomik sebeplerden dolayı da yüzde 9 oranında kadın öldürülmüştür.

2022 yılının Mart ayı baz alındığında da Türkiye’de öldürülen 43 kadından yüzde 46’sının ölüm nedeni tespit edilememiştir. Kendi hayatına yönelik olarak karar almak isteyen kadınların yüzde 50’si, ekonomik nedenlerden dolayı ise yüzde 4 oranında kadın öldürülmüştür.

*

Bir hekim olarak şiddetin her türlüsünü kınamak;özellikle son yıllarda çocuğa,yoksula,hekime,hak arayana ve kadına yapılan şiddet için sadece bunu anlayıp sorunu tespitin yanında, bu işlenen saldırı ve cinayetleri tersine dönüştürüp, tüm kesimlerin elele,barış içerisinde yaşamaları için tüm demokratik kesimlerin,aktif ve örgütlü biçimde mücadelesi gerekir.ARTIK SÖZÜN VE YAZININ BİTTİĞİ KIMILDAMANIN GEREKTİĞİ  NOKTASINDAYIZ.Muhalefetin yetersizliği sakın bizim umudumuzu kırmasın.En büyük muhalefet halkın örgütlü ve omuz omuza olmasıdır.

KADINI,ERKEĞİ,HEKİMİ,YAŞLISI,GENCİ ÇOCUĞU İLE EŞİT VE ÖZGÜR BİR TOPLUMA HAYDİ ELELE!..

Sözümüzü Tanju Okan’ın KADINIM şarkısı İle bitirelim.Işıklar yoldaşı olsun sevgili abimizin.

Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık

O ılık aydınlık yuvamız soğumuş

Geceler bitmiyor ağlıyorum artık

Sen kadınım

Sevgilerimle…