Merhaba dostlarım.
Güzel bir mayıs haftası geçirdik diyebilirim. Diyebilirim diyorum çünkü sorun şu ki kaldırımların engelli rampaları. Daha önceki yazılarımda da dile getirmişliğim oldu. Engelli dediğimiz insanlarımız değil, bu rampaları yapamayanlardır. Kusuruma bakmayın sert olacak amma benim yürüyemediğim kaldırımlarda engelli vatandaşlarımız nasıl yol alsın. Tekerlekli sandalyeleriyle o rampalardan inmek mesele. İnseler bile yenisine çıkmak hayli zor.
Ordu için yeni projeden haberiniz vardır. Ada Simit Sarayının oradan eski Fidangör’e kadar yaya yürüyüş yolu. Yani trafiğe kapanacak. Çok güzel. Bizde bu dar yolda araçlarla cirit atmaktan kurtulup, rahat rahat yürürüz. 
Bence bunun için önce eksikler giderilmeli. Yeni projeler kabul, itirazım yok ama borç varken sadaka verilmez derler. O hesap yani. 
Bir de taş döşeli yollarımız var. Bu gün saydım dört defa tadilat görmüş, eşilmiş, kapanmış. Eski sanayi tarafında. Yeni mahallede. Yolun altından geçen su, kanalizasyon vb. borular zamanla hasar görünce; yollar eşilip, hasar tamir edildikten sonra taşlar yerine döşenmiş. Lakin unutulan bir şey var; kum üzerine döşenen taş yol zamanla çöküyor. Bu da demek oluyor ki o yol hasarlı. Önce bu eksiklikler, hasarlar giderilmeli.
Öyle bir duruma geldik ki; tamir tamir üzerine. Yeni proje deyince hemen şak şak alkışlıyoruz. Eyvallah olsun tabi ki yeniliklere açığız. Yarım kalmayacaksa, tamamlanacaksa, eskisinden daha harika olacaksa tabi ki yeniliklere açığız.
Dedim ya borç varken sadaka verilmez. İşlerimiz yarımken başka işlere başlamak pek mantıklı gelmiyor bana. Ve sadece yeni mahallede değil bu eksiklikler. Yüncüler sokağı, stadyuma çıkan ara yollar hep bozuk. Bırakın rampayı kaldırım yok. Yol yok yol. Nerede bu yapılan yollar? Gösterin de bilelim.
Bu günlük sitemim bu kadar dostlarım. Haftaya başka bir konuyla buluşmak dileğimle, dikkatli olun. Güzel bir hafta olsun sizin için. Hoşça kalın…