Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye'nin dini işlerini düzenleyen ve Müslüman topluluğun ibadetlerini ve dini eğitimini koordine eden önemli bir kurumdur. Peki, Diyanet 10 Kasım 2023 Cuma hutbesi ve konusu nedir? İşte detaylar...

AZİM VE GAYRET SAHİBİ BİR MÜMİN
OLABİLMEK


Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (s.a.s), bütün insanlığı,
bir olan Allah’a inanmaya ve sadece O’na kul olmaya
çağırdı. Mekkeli müşrikler, onun bu davetine icabet
etmediler. Dahası ona cephe aldılar, düşmanlık ettiler.
Her türlü zulüm ve baskıyı ona reva gördüler. Allah
Resûlü (s.a.s) ise hiçbir zaman davasından
vazgeçmedi. İnancını, azmini ve gayretini asla
yitirmedi. Çünkü onun bir gayesi vardı. O gaye,
yeryüzünün en değerli varlığı olan insanoğluna
başıboş bırakılmadığını, sorumluluklarının olduğunu
hatırlatmaktı.
Aziz Müminler!
Bugün, Müslümanların içinde bulunduğu
sıkıntıların temel sebebi, inandıkları dava uğrunda
yeterince azim ve gayretlerini gösterememeleridir. Bu
uğurda, ahlaklı, dürüst, ilkeli ve disiplinli çalışma
alışkanlıklarına gereken önemi verememeleridir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bir hadisinde şöyle
buyurmaktadır: “Allah Teâlâ, sizden birinin yaptığı
işi en güzel şekilde yapmasından memnun kalır.”1
Kıymetli Müslümanlar!
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ümmeti olarak
bize düşen, İslam davası uğruna azim ve gayret sahibi
bir mümin olabilmektir. Azim, İslam’ın hayat veren
mesajlarına bağlı kalma kararlılığıdır. Samimi bir
niyetle iyiye ve güzele ulaşma arzusudur. Bütün
sıkıntılara rağmen morali yüksek, ümidi diri tutma
iradesidir. Gayret ise azmedilen şeyleri hayata
aktarma çabasıdır. Maddi ve manevi bütün sebeplere
sarıldıktan sonra sabırla hedefe yürümektir. Her daim
iyiliğin ve hayrın yayılması için mücadele etmektir.
Kötülerin kötülüklerine rağmen iyi kalabilme ve
iyiliği hâkim kılabilmektir. Zalimlerin zulmüne
rağmen hak ve hakikatten ayrılmamaktır. Bu yolda
asla yılgınlığa kapılmamak, âcizlik göstermemektir.
Değerli Müminler!
Resûl-i Ekrem (s.a.s),

cami1

Allah, ihmalkârlık ve gevşeklikten hoşlanmaz.”
2
buyurmaktadır. Bunun içindir ki Müslüman, hayatının
hiçbir anında gevşeklik göstermez, rehavete
kapılmaz. Vazgeçmez, mücadeleyi bırakmaz.
Nemelazımcılık, vurdumduymazlık ve boş vermişlik
mümine yakışmaz. Müslüman, tembellikten uzak
durur. O, çalışmadan kazanamayacağını, emek
vermeden ve alın teri dökmeden başarı elde
edemeyeceğini bilir.
Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in dualarından biri
ْ َّك َّسِل :şöyledir de

“Allah’ım! Acizlikten ve tembellikten sana
sığınırım.”3 Onun bu duasına gönülden “Âmin!”
diyen müminler olarak, azim ve gayrete sarılıp
insanlığı haksızlık ve zulümlerden kurtaracak olan
bizleriz. İmanımızdan aldığımız güçle insanlığın barış
ve huzuru için çalışacak olan biziz. Bizlerin azim ve
gayretiyle başta Filistin’deki kardeşlerimiz olmak
üzere bütün mazlumların yüzü gülecektir; hüzün,
yerini sevince bırakacaktır. Zira inancımız, bize bu
görevi yüklemekte; insanlık, bizden bunu beklemekte;
tarihimiz, bizi buna davet etmektedir.

Öyleyse Aziz Kardeşlerim!
İlmin, irfanın ve bilimin ışığında
çalışmalarımıza hız verelim. Yeryüzünün imarı,
güvenli bir geleceğin inşası için sorumluluklarımızı
yerine getirelim. Yaptığımız her işin hakkını verelim;
en sağlam, en doğru ve en güzelini yapmaya çaba
gösterelim. Nitekim böyle bir sorumluluk bilinciyle
çalışan şanlı ecdadımız, aziz şehitlerimiz ve
kahraman gazilerimiz, bu toprakları bize vatan kılmak
için var gücüyle gayret gösterdiler. Nice başarılar elde
ettiler. Her birini rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
Mekânları cennet, makamları âlî olsun. Unutmayalım
ki, Rabbimiz, azim ve gayretle çalışan hiçbir kulunun
emeğini asla zayi etmeyecektir.
Hutbemi Kehf suresi otuzuncu ayetin mealiyle
bitiriyorum: “İman edip dünya ve ahiret için
yararlı işler yapanlar bilmelidirler ki, biz güzel iş
yapanların ecrini asla zayi etmeyiz.”
4

1 Beyhakî, Şüabü’l-îmân, 4/334.
2 Ebû Dâvûd, Kadâ’, Akdiye, 28.
3 Müslim, Zikir, 73
4 Kehf, 18/30.
Atakan Öztürk

Editör: Atakan Öztürk