Emek Partisi olarak toprağa, suya; yaylalara sahip çıkma mücadelesi içinde olduklarını vurgulayan Uzun, “Önce HES’lerle başlayan saldırı sınır tanımaz biçimde büyüyor. Şimdi de yaylalarımız yok edilmek isteniyor. Korgan-Aybastı yaylalarındaki maden sondajı yıkımından sonra Kabadüz Musakırık’ta yapılmak istenen maden çalışmasıyla Ordu’nun dört bir tarafı talana ve yağmaya açılıyor.” diye konuştu.

“Mücadele içinde olacağız”

Parti olarak ekoloji mücadelesi için yer aldıklarını ve almaya devam edeceklerini söyleyen Uzun; “HES’lere karşı başlayan mücadelemiz bugün madene karşı mücadeleyle devam ediyor. Korgan-Aybastı yaylalarında verilen mücadelede de Kabadüz’de verilen mücadelede de yer aldık, almaya devam edeceğiz. Bu saldırılar emperyalist-kapitalist sistemin sömürü politikalarının göstergesi olduğunu bilerek hareket ediyoruz. Dün Kabadüz Musakırık’ta bilirkişi heyeti toplantısına parti olarak katıldık. Bugün Korgan Yaylası’nda engellenen sondaj için yeniden alana girmeye başlandı. Bu saldırılar durdurulması için toprağına, suyuna; yaylasına sahip çıkan her kesimin birlikteliği çok önemli. Parti olarak üzerimize düşenden fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Bugün Korgan Yaylası’nda alana giren makinaların asıl sorumlusu hükümettir.” şeklinde konuştu.

“Yaylalarımız altın tepside sunuluyor”

Maden ve enerji şirketlerinin önündeki engelleri kaldırarak, maden sahalarını ruhsatlandırıp satanın hükümet olduğuna dikkat çeken Uzun, “Şirketler talan ediyor ancak şirketlerin işini kolaylaştıran ve ruhsatları satan da hükümet. O nedenle asıl sorumlu hükümettir. Toprağımızı, suyumuzu, yaylamızı korumak için mücadeleyi iktidara ve sisteme yönelmezsek kökten çözüm üretemeyiz. Kalıcı çözümün yolu kapitalist talana karşı mücadeledir.” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber merkezi