Ordu Büyükşehir Belediyesinin Temmuz ayı meclis toplantısında Ferrero davası konuşuldu. Ankara 15. İdare Mahkemesi Ferrero’nun fındık alımı, kırımı ve ihracat faaliyetlerini durdurma kararı vermişti. Rekabet Kurulu’na yeniden değerlendirme zorunluluğu getiren karar sonrası Ferrero’nun yalnızca ithalat yapabileceği açıklanmıştı. Ardından Rekabet Kurumu, Ferrero’nun ceza aldığı yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıklayarak, “Ferrero’ya veya diğer ilgili taraflara yönelik herhangi bir yaptırım kararı yer almamaktadır.” ifadelerine yer vermişti.
Konu ile ilgili Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, konuyu aydınlatmak adına önemli açıklamalarda bulundu.
Garibanın fındığı ucuza gitti
Fındık 1935 yılında, rahmetli Atatürk döneminde ele alınmış, ilk kanun o zaman çıkmış diyen Güler, “Fındık bizim dünyada en çok ürettiğimiz bir bürün. Fakat ben şunu gördüm: Bu fındık konusunu biz yeteri kadar ele almamışız. 2022 yılında da bir şey oldu; biliyorsunuz fiyat açıklandı, peşinden Cumhurbaşkanımız açıkladı. 33 gün sonra da Ferrero bir fiyat açıkladı. Ve birden fiyatı aşağıya çekti. Dolayısıyla o zaman 54 liraydı taban fiyatı. Ve Ferrero bir ay 48 lira fiyat açıkladı. Biz şaşırdık yani. Daha sonra tüccar fiyatları daha aşağıya çekti. Garibanın fındığı ucuz ucuz gitti. Ben düşündüm ya, bu dünyada biz tekeliz. Tekel olan bir yerde fiyatı genellikle üretenler oluşturur. Fakat fındığın fiyatının telefonla bir anlaşmalarla, bilmem nelerle her sene fındık fazlası var, arz fazlası var… Bu çok büyük bir yalan biliyor musunuz? Fındıkta arz fazlası yok. Fındık o kadar kıymetli bir ürün ki… Arz fazlası var, fındık fiyat etmeyecek, fındığın fiyatı aşağıya çekilecek, işte badem gelecek, fıstık gelecek, rakip çıkacak, başka yerlerde dikecekler bu fındıktan, aleyhimize olacak diye bir lobi senelerdir böyle. Bizim zamanımızda da hatta biz bile inanılır olmuştuk. Baktık öyle bir şey yok. Fındıkta arz fazlası yok.”
42 ilde fındık var
Başkan Güler, “Kanuna baktık, 42 vilayette fındık var. Fındık sahipsiz. Bir yerde bir şey dikmeye kalkıyorsunuz, izin alıyorsunuz. Çay dikseniz izin alıyorsunuz, kenevir dikseniz izin alıyorsunuz. Bizim fındık, herkes dikiyor. 42 vilayette fındık var. En iyisi de Ordu’nun fındığı. Giresun fındığı lezzetli hiç tartışmasız. Ama Ordu fındığı çikolataya en iyi giden. Yani Ferrero’nun aldığı fındık. Ama Ferrero fiyatı aşağıya çekiyor. Rekabet Kurulu var, rekabet hukuku var. Rekabet hukuku da bir egemenlik hakkı. Her ülkenin egemenlik hakkı. Mükemmel de bir rekabet kurulumuz var. Biz belediye olarak böyle bir şeye başvuramayız, yetkilerimiz arasında yok. ORTAR’ı kurduk; Ordu Tarım Şirketini. Sonra kendi bahçelerimiz de vardı, topladık. Şu anda bizim bin dönümlük yerimiz var. Biz dünyanın en büyük fındık üreticilerinden biriyiz.”
48 lira fiyat açıklamıştı!
Ferrero’nun o tarihlerde 48 lira taban fiyatı açıkladığını belirten Hilmi Güler, “Cumhurbaşkanımız elli dört açıkladıktan 33 gün sonra Ferrero 48 lira açıkladı. Bir de akredite değerli tarım yapan bahçelerinden alırsan… Öyle bir şey de koydu. Yani herkesten de almıyor. Böyle bir ayırım da yaptı. Garibanın fındığını götürüyor, almıyorlar, etmiyorlar falan. Olacak gibi değil dedik. Dersimizi çalıştık hukukçularımızla birlikte. Bir de yanımıza Yürür Gıda’yı da aldık. Biz Rekabet Kuruluna başvurduk ve çok iyi bir fındık hafızası oluşturduk. Devletin fındık hafızasını oluşturduk. 35 yılından itibaren çıkan kanunları, yönetmelikleri hepsini aldık. Dersimizi iyi çalıştık. İyi bir dosya oluşturduk. Ve ilk defa devlet hafızasına ve piyasaya bir kavramı hediye ettik diyelim. Az bilinen bir şey: Monopsoni. Monopsoni alıcının hâkimiyet kurarak üreticiyi kontrol altına alması. Monopsonik bir piyasa olduğunu ispat ettik, dosyamızı iyi oluşturduk. Ve egemenlik hakkımızı göz önüne alarak başvurduk. Ve biz orada çok şükür bu monopsonik ortam olduğunu gösterdik ve bu farkındalığı oluşturup Rekabet Kurumu da geldi, aramalar yaptılar, incelemeler yaptılar.”
Mahkemeyi kazandık
“Bizden önce, eğer yanlış değilse, 112 müracaat olmuş tarihinde. 112’yi de savuşturmuşlar. Biz bu müracaatımızla, dersimize iyi çalışarak devletin fındık hafızasını oluşturarak başvurduk kuvvetli bir dosyayla. Haklı görüldük. Ve bunun üzerine Rekabet Kurumu bir karar aldı 3 maddelik, ikisini kapalı tuttu herkese, 1 tanesini açıkladı. Biz dedik bu sadece böyle düzenlemeyle olmaz, biz yeterli değil dedik. Bir dava açtık. O davayı da 15. İdare Mahkemesi’nde kazandık. Ve fındığın egemenliğini sağlamış olduk. Bu hayırlı olsun hepimize inşallah.”
Editör: Merve Tepecik





