Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından yapılan açıklamada, “Rekolte tahminimiz, toplam 53 günlük bir saha çalışması sırasında fındık bahçelerinden elde edilen veriler kullanılmak suretiyle çok sayıda değişkeni içeren belirli formülasyonlar sonucunda ortaya çıkmıştır.” Dedi.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin (KFMİB) 2025 yılı Türkiye fındık rekoltesi tahmini hakkında Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel tarafından bir sosyal medya platformunda paylaşılan ve Birliğimize hitaben kötü bir dille ifade edilen görüşlere ve bunun yanı sıra kamuoyunu yanıltmaya yönelik çok sayıda asılsız ithamlara yer verilen açıklamaları büyük bir esefle kınamaktayız. Öncelikle belirtmek isteriz ki KFMİB tarafından yapılmakta olan rekolte tahminleri 2010 yılından bu yana bilimsel yöntemlerle ve aynı ziraat mühendislerinden oluşan bağımsız bir ekip tarafından gerçekleştirilmektedir. Fındık rekoltesi hakkında tahmin yapan sektör paydaşları arasında, Tarım ve Orman Bakanlığı dışında elinde saha çalışmasına dayalı, tüm fındık üretim bölgesini temsil edebilecek veri seti bulunan ve uzun yılların tecrübesiyle oluşturulmuş sistematik bir çalışma yürüten tek kurumun KFMİB olduğunu vurgulamak isteriz.
Rekolte düşüşü konusunda hemfikiriz
2025 ürününe ilişkin bu seneki çalışmalarımız, karanfil sayımına dayalı olarak 13 Şubat – 02 Mart 2025, karanfillerin çotanağa dönüşümünün tespitine dayalı olarak ise 21 Nisan – 04 Mayıs 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş, iklim koşulları ile böcek zararının etkisinin daha iyi görülebilmesi için Haziran ayında ekstra bir çalışma da hayata geçirilmiş ve söz konusu çalışmaları nihayete erdirecek olan çotanak sayımı ise 12-26 Temmuz 2025 tarihleri arasında 10 il 70 ilçede 512 bahçenin gezilmesi sonrasında fındık çeşitleri üzerinden 1.799 dal tetkik edilerek ifa edilmiştir. Mart ayında yapılan ilk rekolte çalışmamızla Temmuz ayında yapılan son çalışmamız arasında 167.000 ton eksiklik vardır. Yani azalan bir rekolte olduğu konusunda hem fikiriz. Ancak Türkiye’de fındık üretimi sanki yalnızca Ordu ilinde yapılıyormuş gibi oradaki bahçeler üzerinden tüm Türkiye’deki ürün hakkında fikir sunmak bilimsel değildir.
Rekolte tahmini hesaplamamız şeffaftır
Rekolte tahminimiz, toplam 53 günlük bir saha çalışması sırasında fındık bahçelerinden elde edilen veriler kullanılmak suretiyle çok sayıda değişkeni içeren belirli formülasyonlar sonucunda ortaya çıkmıştır. Birliğimizin rekolte tahmin hesaplamalarında kullanılan formül ve parametrelerin herhangi bir gizliliğinin bulunmadığı ve daha önce kamuoyuyla paylaşıldığı herkesin malumudur. Öte yandan, rekolte tahmin komitemizin yıllara dayanan tecrübesinin ve elde ettikleri detaylı verilerin sektör hafızasına kazandırılması için 2022 yılında “Uygulamalı Fındık Rehberi” adı altında bir kitap bastırdığımız ve adeta bir ders kitabı niteliğinde olan söz konusu yayında, fındıkta rekolte tahminin nasıl yapıldığına dair tüm detaylar ile 2010-2019 yılları arasında, fındık üretilen her ilçenin farklı rakım ve fındık çeşitleri için elde edilen sayım sonuçları ile tutum oranlarına da ulaşılabildiği hususları, nedense hiçbir zaman gündem olmayan gerçeklerdir.
Bundan sonraki rekolte çalışmamıza isteyen katılabilir
Rekolte tahmin çalışmalarımızın sistematiğini anlamak isteyenler için, “Uygulamalı Fındık Rehberi” kitabımızı Birliğimizden ücretsiz temin edilebildiğini hatırlatmak isteriz. İstekli olan Sn. Vekillerimizi önümüzdeki sene Şubat, Mayıs ve Temmuz aylarında gerçekleştirilecek rekolte tahmin çalışmalarımızda yaklaşık 50 gün fındık bahçelerinde bizimle emek vermeye davet etmekten memnuniyet duyarız.
Popülizmden uzak açıklamalar yapılmalı
Son olarak, toplumda kanaat önderi olması gereken kişilerin, Türk fındığındaki tartışmayı sadece hasat zamanı bahçede görünerek “fındık var” veya “fındık yok” basitliğine çekmesinin fındık üreticilerimize yapılacak en büyük kötülük olacağının altını çizmek isteriz. Milletvekillerimizin halkımızın menfaatleri için fikirlerini ve eleştirilerini sunmaları doğaldır, ancak bunu yaparken popülizmden uzak, gerçek verilere dayanarak ve de özellikle kötü bir dil kullanmadan, hakaret etmeden yapmalarını umuyoruz. İstedikleri takdirde Birliğimizin kapıları kendilerine açık olup, bilgi ve veri paylaşımı yapmayı görev biliriz.”





