▪️25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, 1999 yılında kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla BM Genel Kurulu kararı ile ilan edilen gündür. ▪️

Türkiye’de son üç ayda 153 kadın ölü olarak bulundu. 60 kadının ölümü şüpheli olurken, 93 kadın ise erkek terörünün kurbanı oldu. Geride kalan son üç aylık zaman dilimi incelendiğinde öldürülen 93 kadından 49’u evli olduğu erkek tarafından, 7’si babası ya da üvey babası tarafından, 9’u birlikte olduğu erkek tarafından, 4’ü eskiden evli olduğu erkek tarafından, 2’si oğlu, 8’si akrabası, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek tarafından ve 6’sı da tanıdıkları tarafından öldürüldü.

Öldürülen kadınların arasında biri  tanımadığı bir erkek, biri internetten tanıştığı bir erkek ve biri de erkek kardeşi tarafından öldürülmüştür.

Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında öldürülen 93 kadından 55’i kendi evinde, 4’ü iş yerinde, 2’si ıssız bir yerde, 4’ü arazide, 2’si su kenarında, 2’si otelde, 13’ü sokakta, 1’er kadın da arabada, eğlence mekânında, yol üzerinde, otobüs terminalinde öldürülmüştür. Ayrıca 4 kadının  nerede öldürüldüğü ise tespit edilememiştir.

Kadınlardan 54’ü ateşli silah, 24’ü kesici alet, 3’ü darp, 2’si boğulma, 2’s yüksekten düşme ve itilme, 1’er kadın da çekiçle ve zehirlenerek katledilmiştir. 2 Kadının ise kayıtlara tespit edilemeyen nedenlerle öldüğü yazılmıştır.

Daha önceki yazılarımda ve konuşmalarımda belirttiğim gibi feodal yapısını tasfiye edememiş, Anamalcı sistemi dışarıya bağlı, taşeronlaşmış, bizim gibi Ataerkil yapıyla ilintisini kesememiş ERKEK EGEMEN SİSTEMLERDE; Kadın, Hekim, Sağlıkçı,Çocuk ve İşçi cinayetleri maalesef durmayacaktır. Yoksul halkımıza yapılan hertürlü şiddet ise işin ayrı bir boyutudur. Otokratik yapılarda maalesef ezen sınıf bu baskıcı iklimde şiddetten beslenmektedir. Bu yapı yani ezenden yana olan üretim biçimi, ezilen insanlardan yana evrilmedikçe; maalesef bizler sadece bu konuları ancak özel günlerde konuşup, yazabiliyoruz. Zamanla bu fırsat bile elimizden alınacak gibi duruyor. Ama ne olursa olsun UMUDU KESMEMEK GEREKİR.

Yine üzücü konulardan bahsediyorsun hocam dediğinizi duyar gibiyim. Bari uzatmadan yine Anadolu halkının bağrından çıkan güzelim bir Edirne türküsü ile biraz nefes alalım. Kaynak kişi olan sevgili  Ümit Kaftancıoğlu hocamıza selam olsun . Işıklar içinde uyusun!

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar

Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler

Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Uçan da kuşlara malum olsun

Ben annemi özledim

Hem annemi hem babamı

Ben köyümü özledim

BİZLERDE ŞİDDETİN VE YOKSULLUĞUN OLMADIĞI, HEKİMLERİN ÜLKESİNİ TERKETMEDİĞİ, BARIŞ DOLU  ÜLKEMİZİ ÖZLEDİK!

Sevgilerimle…