8 milyara yaklaşan dünya nüfusu, sorun olmaya başladı. Dünyada mevcut maddelerin insana dönüşme oranı giderek sonlanıyor.

1798 yılında İngiliz Papaz Robert Malthus ''nüfus artışı ile tarımsal üretim arasındaki ilişkiyi fark etmiş ve Malthus Nüfus Teoremini'' kurmuştu. Bu teoreme göre, nüfus geometrik şekilde artıyor. Tarımsal üretimi ise aritmetik şeklinde artıyor. Kritik noktadan sonra, gıda üretimineki artış nüfusa yetmeyecek ve nüfus artışı duracaktır.

Teori pratiğe uymadı. Gıda üretimi de geometrik şekilde artış gösterdi. Gübre, ilaç, genetiği ile oynanmış tohumlar sayesinde gıda üretiminde sorun yaşanmadı. Dünya nüfusu arttıkça artıyor.

Ancak beklenmeyen bir durum ortaya çıktı. Nüfus arttıkça, karbon dioksit oranı da artıyor. Karbon dioksit oranının artması, sera etkisi yaratacak. Dünya ısınacak. Isınan dünyada, kutuplardaki buzlar eriyecek. Eriyen buzlar, denizlerin yükselmesine ve iklim değişikliğine neden olacak.

Gerçekten, kutuplardaki buzlar eriyor. Şimdiden iklim değişikliği kendini gösterdi. Yağmurların düzeni bozuldu. Seller, fırtınalar büyük zararlara neden oluyor. Erime devam ederse, eriyen buz kitleleri, Güneye doğru hareket edecek. Golf Stream sıcak su akıntısının önünü kesecek. Atlantik Okyanusu kıyıları ve Avrupanın Kuzey Batısındaki yaşam, Golf Stream Sıcak Su Akıntısına bağımlı. Eriyen buz dağları yüzünden buralar buz tabakasına dönüşecek. İngiltere adası buzdan dağ olacak. Avrupanın tamamı buz çağına geri dönecek. Amerikanın Atlantik kıyıları buz ile kaplanacak.

Bu işlemin gerçekleşmesine 100-150 yıl kaldığı hesaplanıyor. Uluslararası akıl, bir an önce sorunun çözülmesini talep ediyor. Çözüm, karbon dioksit oranının düşürülmesinden geçiyor.

En çok fosil yakıtlardan karbon dioksit üretiliyor. Petrole dayalı araçların bir an önce, devre dışı kalması lazım. Elektrik üretiminde, kömüre ve petrole son vermek gerekiyor. Karbon dioksit üretmeyen enerji üretimine geçmek şart. Bunların başında Güneş enerjisi geliyor.

Ancak, enerji üretiminin dışında, nüfusa ve beslenmeye ilişkin karbon dioksit üretimi de var. Et ihtiyacının karşılanması için hayvan besleniyor. İnsan sayısından daha çok hayvan var. Onların ürettiği karbon dioksit, doğanın mas edebilme kapasitesini aşıyor.

Sorunu çözmenin tek yolu kalıyor. Dünya nüfusunu azaltmak. Bunun için, ölen sayısından daha az doğum gerekiyor. Sanayi toplumunda bu durum kendiliğinden gerçekleşiyor.

Sanayi toplumunda; nüfus artışı duruyor. Doğan her çocuğun 18 yıl süreyle tüketim unsuru olması ve konforlu yaşam, nüfusun azalmasını olanaklı kılıyor. Fransa, Almanya ve İngilterenin nüfusu azalıyor. Benzer durum sanayi toplumlarının tamamında gerçekleşecek. Ancak dünyanın, bu kuralın işlemesini bekleyecek zamanı yok. Nüfusun bir an önce azalması lazım.

Kimliğini gizleyen üst akıl, 1980 yılında, REHBER TAŞLARI adı altında Amerikada bir anıt diktirmişti. Georgia Eyaletine dikilen bu anıt üzerinde 8 lisan üzerinden 10 madde ile insanlığa sesleniş var. Birinci madde ''DÜNYA NÜFUSUNU 500 MİLYONDA TUTUN'' diye yazıyor.

Nüfus azalmasının yolu, gıda fiyatlarının artışından geçiyor. Gıda fiyatlarını artırmak çok kolay. Politika bellidir.

1. İnsanları topraktan koparmak şart. Bunu Türkiyede başardılar. Şehirleşme teşvik edildi. Şehrili gençler, tarımsal üretim nasıl yapılır bilmiyor.

2. Halkı tembelleştirmek. Sosyal yardımlar ile köyde üretim yapan halka gıda yardımı yapmak yeterli. Bedava gıdaya sahip olan halk, tarımsal üretimden uzaklaşıyor.

3. Gübre ve ilaç fiyatlarını artırmak. Artan girdi fiyatları, doğrudan tarımsal üretimin maliyetine giriyor.

4. Tedarik sektörünü zora sokmak. Tedarik sektöründeki zorluklar, gıda fiyatlarına dolaylı olarak yansıyor.

5. Yapay virüsler ile tarımsal üretimi zora sokmak. Bu çok tehlikeli bir yaklaşım. Ani üretim daralmaları, göçlere ve savaşlara neden olabilir.

Dünya nüfusunu azaltmak isteyenler, gıda fiyatlarını artırcı siyaseti uygulamaya başladı. Eksik beslenme ve pandemi ile birleşince, nüfustaki azalma hız kazanacak. Tedbirli davranmamız ve yanlış politikalardan vaz geçmemiz gerekiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.