‘1983 yılında hazırlanan imar planı ile yönetilmeye çalışılan bir şehrin, 2026 yılının ihtiyaçlarına cevap vermesi mümkün değildir’ diyen Yüce, “Aradan geçen 40 yılı aşkın sürede nüfus artmış, araç sayısı katlanmış, yaşam alışkanlıkları değişmiş; ancak şehir aynı plan içerisinde sıkışıp kalmıştır.” şeklinde konuştu.
“Ulaşım çıkmaza girdi”
Bugün Ordu'da trafik yoğunluğu, otopark sorunu, hava kirliliği, plansız yapılaşma ve yeşil alan kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını aktaran Uğur Yüce, ana arter yollar, çevre yolu bağlantıları, şehir hastanesi ulaşım aksları ve yeni bulvarlar zamanında planlanamadığı için şehir içi ulaşımın adeta çıkmaza girdiğini söyledi.
“Uzun vadeli kentsel plana ihtiyaç var”
Yüce, “Köylerimizde dahi plansız şekilde yükselen çok katlı yapılar görülmektedir. Heyelan ve deprem riski bulunan alanların geçmişte imara açılması ise ayrı bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Şehrimizin geleceği günübirlik imar tadilatlarıyla değil, bilimsel ve uzun vadeli kentsel planlama anlayışıyla şekillendirilmelidir. Ordu'nun acilen yeni bir kentsel gelişim ve imar planına ihtiyacı vardır. Yeni yaşam alanları, yeni ticaret merkezleri, yeni bulvarlar, lojistik depolama alanları, organize sanayi bölgeleri ve turizm yatırımlarını destekleyecek planlamalar yapılmalıdır.” diye konuştu.
“Sağlık altyapısı da yetersiz”
‘Şehrimizin en önemli sorunlarından biri de sağlık altyapısıdır’ diyen Yüce, şunları kaydetti; “Yaklaşık 300 bin nüfusa hizmet veren merkez ilçelerde sağlık hizmetleri her geçen gün daha da yetersiz hale gelmektedir. Ordu'nun yapılmakta olan modern bir şehir hastanesine bir an önce hizmete geçmelidir. Mevcut Devlet ve araştırma hastanelerinin modern bir şekilde yeniden yapılması hizmete sunulması gerekmektedir ve bunlara bağlı ulaşım altyapısına ihtiyacı bulunmaktadır.”
“Bu şehir sahipsiz değildir”
Yüce, “Arsa üretilemediği için yatırımcılar Ordu'ya gelmek istememekte, gelen yatırımcılar ise uygun yatırım alanı bulamadıkları için başka şehirlere yönelmektedir. Bu durum istihdamı, ekonomik büyümeyi ve gençlerimizin geleceğini olumsuz etkilemektedir. Bizler Ordu'nun geleceğini düşünen vatandaşlar ve meslek insanları olarak çağrıda bulunuyoruz: Ordu artık günü kurtaran kararlarla değil, gelecek 50 yılı planlayan bir anlayışla yönetilmelidir. Yeşil alanları azaltan imar değişikliklerinden vazgeçilmeli, şehrin büyümesini sağlayacak yeni kentsel gelişim alanları oluşturulmalıdır. Bu şehir sahipsiz değildir. Ordu'nun geleceğini korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” diyerek sözlerini tamamladı.





