Yapılan kapsamlı jeolojik çalışmalar sonucunda Türkiye'deki diri fay sayısı 700'e yükselirken, Ordu'nun mevcut durumu da yeniden değerlendirildi.
MTA'nın "Yerbilimleri Harita Görüntüleyicisi" verilerine göre Ordu il merkezi ve kıyı kesimlerinden geçen aktif bir fay hattı ya da yüzey kırığı bulunmuyor. Haritada Karadeniz kıyıları ile Ordu açıklarında da aktif fay izine rastlanmazken, kent deprem tehlikesi açısından düşük riskli iller arasında yer almaya devam ediyor.
Yakın Güzergahtan Geçiyor!
Bununla birlikte uzmanlar, Ordu'nun tamamen deprem riski dışında değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bunun en önemli nedeni ise Türkiye'nin en aktif kırık sistemlerinden biri olan Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Ordu'nun güneyine yakın bir güzergâhtan geçmesi.
Kuzey Anadolu Fay Hattı; Tokat'ın Niksar ve Reşadiye ilçeleri ile Sivas yönünden ilerleyerek Ordu'nun güney kesimlerine yakın bir konumda uzanıyor. Bu hatta meydana gelebilecek büyük depremler, Ordu'da da sarsıntıların hissedilmesine neden olabiliyor.
Özellikle Mesudiye ve Akkuş ilçeleri, coğrafi konumları nedeniyle Kuzey Anadolu Fay Hattı'na diğer ilçelere göre daha yakın bulunuyor. Ancak uzmanlar, bu ilçelerin doğrudan aktif fay üzerinde yer aldığı anlamına gelmediğini, yalnızca büyük depremlerin etkisini daha belirgin hissedebileceğini ifade ediyor.
MTA'nın yayımladığı diri fay haritası, yalnızca aktif fayların konumunu gösteriyor. Bu nedenle bir bölgede diri fay bulunmaması, o bölgede deprem yaşanmayacağı ya da sarsıntı hissedilmeyeceği anlamına gelmiyor. Çevre illerde veya yakın fay sistemlerinde meydana gelebilecek büyük depremler, yüzlerce kilometre uzaklıktaki yerleşim yerlerinde de hissedilebiliyor.
Uzmanlar, aktif fay hattı üzerinde bulunmasa da tüm yerleşim yerlerinde depreme dayanıklı yapılaşmanın sürdürülmesi ve afet hazırlıklarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.





