Ordu Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Vehbi Yüksel, Ordu’da kangren haline gelen imar konusunda yazılı açıklama yaparak yetkililere seslendi. Başkan Yüksel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Altınordu ilçemizde imar planlarının son beş yıl içerisinde üçüncü kez yargı kararıyla iptal edilmesini büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. İmar planları yalnızca yapılaşmayı düzenleyen teknik belgeler değildir. Bir şehrin ekonomik geleceğini, yatırım ortamını, mülkiyet haklarını, ticari hayatını ve sosyal gelişimini doğrudan etkileyen en önemli planlama araçlarından biridir. Bu nedenle aynı konuda peş peşe verilen iptal kararları, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durumdur.
İmarın neden iptal edildiğini şeffaf bir şekilde açıklayın
Kamuoyunun en doğal hakkı, bu iptal kararlarının gerekçelerini açık ve şeffaf bir şekilde öğrenmektir. Son beş yılda aynı konuda üç kez iptal kararı verilmesine neden olan hukuki gerekçeler nelerdir? Süreçte hangi eksiklikler veya hatalar tespit edilmiştir? Bundan sonra benzer bir tablonun yaşanmaması için nasıl bir yol haritası izlenecektir? Bu soruların açık ve net bir şekilde cevaplandırılması, hem vatandaşlarımız hem de yatırımcılarımız açısından büyük önem taşımaktadır.
Ortak akıl söylemlerde kaldı
Son dönemde hemen her konuda “ortak akıl” vurgusu yapılıyor. Elbette ortak akıl, şehir yönetiminin en önemli ilkelerinden biridir. Ancak ortak akıl yalnızca söylemlerde kalan bir kavram olmamalı; karar alma süreçlerinde, planlamada ve uygulamada da somut olarak hayata geçirilmelidir. Aynı konuda kısa aralıklarla üç kez yargı kararıyla iptal edilen bir planlama süreci, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken önemli bir tablo ortaya koymaktadır.
Tüm paydaşlarının katılımıyla şeffaf bir imar yapılmalı
Bugün artık kimin haklı, kimin haksız olduğunun tartışılmasından ziyade, bu sorunun nasıl çözüleceğine odaklanılması gerekmektedir. Ordu’nun yeni tartışmalara değil; hukuki güvenliği sağlayan, yatırımcının önünü açan, vatandaşın mülkiyet hakkını koruyan ve uzun yıllar yeniden yargı konusu olmayacak sağlam bir imar planına ihtiyacı vardır. Bu nedenle beklentimiz; ilgili tüm kurumların, yerel yönetimlerin, meslek odalarının, üniversitenin, sivil toplum kuruluşlarının ve şehrimizin tüm paydaşlarının katılımıyla, şeffaf, katılımcı ve bilimsel esaslara dayanan yeni bir sürecin başlatılmasıdır. Bu süreçte kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi de güven ortamının yeniden tesis edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.”





