banner75
Yıldız Altaş Yıldız
Yıldız Altaş Yıldız
Yazarın Makaleleri
ARKADAŞLAR ZAMAN NEDEN BU KADAR HIZLI GEÇİYOR!!!
Ev hapsinde olduğum şu günlerde 1981 senesinde Besni Lisesi , son sınıfta dersine girdiğim öğrencim Bekir Ekmekçi'nin benim için hazırlamış olduğu video beni çok duygulandırdı. Videoyu izlerken gençlik anılarımla bugünün arasında...
YAHUDİ MAHALLESİ
YAHUDİ MAHALLESİ'nin yıkık dökük tarihi binalarının ve ıssız dar sokaklarının arasında yolculuğa çıktım bugün. Bir arkadaşımın tavsıyesi üzerine gittiğim , Saman Pazarı, Çıkrıkçılar Yokuşu, Ankara Kale ‘sinin yanıbaşında...
HANGİSİ İYİYDİ BİLEMEDİM
Dün alışveriş merkezinde içinde ayıcıklar olan bir oyun kutusuna takıldı gözüm.. Rengarenk oyuncak ayılar..oyuncakları değil, çocuklarımın çocukluğunu gördüm o anda.. Bu oyunu ,ilk olarak, 1989'da açılan Türkiye'de ikinci...
BOTANİK PARK…
Ey Çankaya'nın tepesine, Atakule'nin eteklerine serilen BOTANİK PARK… Eski halinden eser kalmamış.. Sen de nasibini almışsın yıllardan… Ankara'nın en güzel tek parkıydın bir zamanlar, şimdi viran halini görmek eski günlerini...
MELİNE
Bugün tesadüfen, bir sayfada izlediğim (Güven Bayar'ın ..)video beni çok etkiledi. O sesi hatırlıyordum çocukluğumdan.. Ordu halkının her yaz çıktığı Çambaşı yaylasındaki günlere döndüm ansızın. 13-14 yaşlarındaydım, dedem...
YILDIZ PARK…
1980 Üniversiteden mezun olduğum yıl.. Çok sevdiğim arkadaşım Müfetter, beraber İstanbul'a gidelim ablam davet ediyor, bak okulda bitti, daha görüşemeyiz diye beni ikna etmeye çalıştı. Çok arzu ediyordum görmediğim farklı büyük...
ORDU ‘NUN TAŞBAŞI MAHALLESİ’NİN SEMBOLÜYDÜ ANJEL…
Sevgi dolu bakışları ve gülen gözleri ile ışık saçardı etrafa… Çok duygulandım videosunu izlerken… Orta Camii'de kılınan ortak tanıdığımız birinin cenaze töreninde sohbet etmiştim ayaküstü son olarak.. 'Kızım, seni iyi...
İyi bir insan olmak
Hayatta herhangi bir şeye gönülden böyle suyunu çıkarırcasına bağlı olan insanlara çok özeniyorum. Hayatının amacı ne diye sorsalar bana: İyi bir insan olmak derim. İyi bir insan olmak gibi saçma bir amaç olabilir mi ? Bunun net bir sınırı...
Bir delinin Hac günlüğü bölüm 6
Hep dış mihraklar iç oynaklar yüzünden "Hac arkadaşım olur musun?" programı yapılmadı bu ülkede ve ben tek kaldım. Fekat değerli müminler mümin olmanın en güzel yanı başınız sıkışınca koşup yardım isteyebileceğiniz birinin olmasıdır....
Hac günlüğü bölüm 5
Teyzemi tekerlekli sandalyede uçura uçura Mescide girdik. Ülke ülke alıyorlar. Haccın ilk zamanları olduğu için fazla kalabalık değil. Ama yine de hatırı sayılır bir kalabalık var. Kalabalığın da hatırını niye sayıyorsak Neyse ben Şoför...
Bir delinin hac günlüğü bölüm 3-4
Bir delinin Hac günlüğü bölüm 2
Ramazan gelmiş mahremim gelmemiş Hac mevsimi yaklaşıyor. Anacım tüm hazırlıklarını tamamlamış, hediyelerini almış, aşısını olmuş, seminerlere katılmış, insanları tek tek gezerek ya da arayarak onlarla helalleşmiş Hac mevsimini bekliyor....
Bir Delinin Hac günlüğü bölüm 1
Annemle babam hacca yazılmıştı. Okula yazılmak gibi oldu bu da. Uzun zaman beklediler Hac için. Dört yıl geçmişti ki babam rahmetli oldu. Nüfustan düşünce kuradan düşürüldü ve anacım kaldı kuraya katılan. Bekle bekle çıkmıyor Hac....
ÖĞRENCİLERİMDEN ALINTILAR…
İnsanların içine işleyen hikâyeler... Her yönüyle gerçek... Acının Hissi Acıyı anlamak, acı çekene saygı duymakla başlar. Bütün insanlar için geçerli olan tek bir dinsel ya da mistik bir öğreti yoktur. Herkes fazlaca seçenekten kendisine...
KARŞILIKLI BAKIŞAN İKİ EV...
Kapımı aralayan biri gelse diye bekleyen, dedemin, 1944 yılında yaptırdığı, büyüklerimin gençliğinin geçtiği, babamın ve bizlerin çocukluğunun geçtiği, senede 1 ay fındık toplama zamanı ve hafta sonları gezmeye gittiğimiz hatıralarla...
Aklımı meşgul eden bir konu;
'Kendinize ait olan hayatı, başkalarını memnun için harcamayın” Kendini düşün, kendine zaman ayır” 'Başkalarını mutlu etmek bize acı çektirir” ' Hayatım gözümün önünden film şeridi gibi geçti, içinde ben yoktum”...
GÖNÜL SEVGİYİ BULMUŞSA KURU DAL BİLE ÇİÇEK AÇAR
Fedakâr olan insan, gönülden sevendir, Yürekli olan insan, kendini bilendir, Umutlu olan insan, yaşamı sevendir, Unutulmayan bir arkadaş ise, Uğrunda ölmeye değendir. Konya'ya gittiğimde, orada yaşayan uzun zamandır hasta olan arkadaşım,...
ESKİ DÜNYA... -2-
Saat tam 01:19. Ben yazı masamın başındayım ve yazıyorum. Perde sonuna kadar açık, yıldızlı bir gece, Ay neredeyse Dolunay, Toroslar'ın eteklerinde birbirine yakın iki köyün ışıkları yanıp sönüyor, ya da ben öyle görüyorum, illüzyon...
ESKİ DÜNYA...
Her şeyin güzelleştiği, hayatın çirkinleştiği, sıkıcılaştığı bir dünya artık yaşadığımız yer. Parlak neon ışıklarıyla çevrili Işıktan bir dünya mutlu etmiyor bizi artık, içinde her şeyin olduğu insanın olmadığı rezidanslar...
SONBAHARIN SİMGESİ; SARI YAPRAKLAR
Dün çıktı karşıma bu sözler. Ne kadar da doğru; Hep ayrılınca daha çok özleriz, kıymetini anlarız sevdiklerimizin.Aramızdan ayrılan (vefat eden…) arkadaşlarımız, dostlarımız, aile büyüklerimiz içinde böyle değil mi? Bugün yürüyüşte,...
GÖREMEDİĞİMİZ GÜZELLİKLER…
Sabah akşam yürüdüğüm evimin yolu... Baygın duran ağaçların dallarını, kenara çekilmiş sararmış yaprakları, bazen dalgalı, bazen sakin denizin görüntülerini, her gün biraz daha büyüyen küçük çam ağaçlarını, geceleri yanıp...
EN ÖNEMLİ ŞEY YAŞAMAK DEĞİL İYİ VE DOĞRU YAŞAMAKTIR. SOCRATES
Boş zaman yoktur, boşa geçen zaman vardır. Kendini düşünürken, başkalarını, başkalarını düşünürken de kendimizi unutmayalım. Koşturmalarla, gereksiz yoğunluklarla boşa geçirmeyelim hayatı diyorum. Öğrencimin yazısıyla baş başa...
ÖĞRENCİLERİM…
1980-81 ‘de kurayla tayinim Adıyaman'ın Besni ilçesine çıktı. Gitmekte zorlandığım bu küçük ilçeye iyi ki gitmişim. Öğretmenliğin tadını orada aldım, hala öğrencilerimle görüşüyor, 3 seneden beri de her yıl Besni'ye...
Ana kuzusu
Yine hayatının baharında bir genç kız, bir insan(!) tarafından katledildi. Sadece bedenini değil hayallerini, ümitlerini de gömdüler toprağa. Annesini, babasını kardeşlerini, varsa sevgilisini de. Bu kadar kolay mı bir insanı hayattan koparmak...
YAZMAK ÜZERINE...
En öz ifadeyle, yazarlık bir meslektir. Bazı yazar(!)ların yazarlığa olağanüstü bir anlam yüklemelerine, herkesin erişemeyeceği özel bir alan olarak bakmalarına aldanmayın. Bunlar kendilerini yazar sanıp, kendilerini yazı yazıyor sananlardır....
“MELEK”
Akşam saatlerinde, yağmurlu, sisli bunaltıcı bir havada pencereden dışarıyı izlerken telefonum çaldı. ' Hocam beni tanıdınız mı ? ' diye bir konuşma ... Hiç yabancı gelmedi bana bu ses, ama düşünmeye fırsat kalmadan ‘ben Melek”...

banner74