Belediyeler hizmet makamıdır; rantın, çıkar gruplarının, usulsüz işlerin ve kişisel menfaat hesaplarının merkezi haline getirilemez diyen Şanlıtürk, “Bugün açıkça görülmektedir ki bazı belediyelerde dönen yolsuzluk ve usulsüzlüklerin boyutu artık tahammül sınırlarını aşmıştır. Gözümüzün önünde, hiç çekinmeden yapılan işler vardır ve bu tabloya karşı sessiz kalmak mümkün değildir.” diye konuştu.

Şanlıtürk açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“İktidar-muhalefet ayrımı yapılmaksızın tüm belediyeler denetlenmeli, belediyelerde oluşturulan çıkar grupları tek tek dağıtılmalıdır. Kamu kaynaklarının nerede, kimler eliyle, hangi şirketler üzerinden ve hangi ilişkiler ağıyla kullanıldığı açıkça ortaya çıkarılmalıdır. Özellikle belediye şirketleri üzerinden yürütülen yanlış işler, kamu kaynaklarının nasıl istismar edildiğini göstermektedir. Bu yapıların arkasına saklanarak yapılan harcamalar, kurulan ilişkiler, aktarılan kaynaklar ve oluşturulan menfaat düzenleri milletin gözünden kaçmamaktadır.

Basın ve STK’lar fonlanıyor

Basın mensuplarının, sivil toplum kuruluşlarının ve konuşması gereken çevrelerin belediye imkanlarıyla susturulduğu, fonlandığı ya da etkisiz hale getirildiği bir düzen kabul edilemez. Şehrin hakkını savunması gerekenlerin suskunluğa mahkum edilmesi, en az yapılan usulsüzlükler kadar vahimdir. Yapılan her türlü yolsuzluk ve usulsüzlük vatandaşın dikkatinden kaçmamaktadır. İmarda ve belediyelerin ilgili birimlerinde görev yapıp sebepsiz zenginleşenler, özellikle küçük şehirlerde çok daha fazla göze batmaktadır. Millet kimin nasıl yaşadığını, hangi imkanlara nasıl kavuştuğunu, makamı nasıl kullandığını çok iyi görmektedir.

Belediyeler şeffaf olmalı

Bu nedenle belediyelerin şirket kurması kesinlikle yasaklanmalı; özel şirketlere ve vakıflara ortak olması konusunda çok daha güçlü tedbirler alınmalıdır. Belediyeler, denetimden kaçmak için şirketleşen yapılar üzerinden değil, doğrudan halka karşı sorumlu, şeffaf ve hesap verebilir şekilde yönetilmelidir. Kamu kaynakları milletin emanetidir. Bu emanete el uzatan, yetimin hakkını gasp eden, belediye imkanlarını kişisel menfaatine dönüştüren kim varsa hukuk önünde mutlaka hesap vermelidir. Hiçbir makam, hiçbir unvan, hiçbir siyasi kimlik bu hesabın üzerini örtemez.”

Kaynak: Haber Merkezi