Bir bayram daha geçti ömürden, bir bayram daha eski neşeyi heyecanı arayarak geçip gitti. Üzgünüm ama bu bayram da o aradığımız hiçbir şeyi bulamadan bitti gitti. İstiyorum ki çocuğum da bayram sabahlarına heyecanlı uyansın, bayramlıklarını giyeceği için günler öncesinden gün saymaya başlasın. İstiyorum ki erkenden kalkıp bayram namazından gelecek babasını beklesin. Sonra hep birlikte büyükleri ziyarete gidelim. Ama ne büyükler eskisi gibi ne de bayramlar... Ne yazık ki ikisi de hayal kırıklığı.

Eski bayramları arayıp hüzünlenen yüzlerce insan tanıyorum ama en başta eski büyüklerimizi aramalıyız, güler yüzlü, gelen misafirleri karşılamak için heyecanlanan, çocuklara vereceği harçlığı günler öncesinden hazırlayıp bekleyen sevgi dolu büyüklerimizi. Asıl onlar olmadığı için hüzünlenmemiz lazım değil mi? Şimdilerde evi dağılacak diye çocuğumuz ile gitmemizi istemeyen, bir küçük güler yüzü bulamadığımız, her şeyden ve herkesten uzak duran büyüklerimiz var maalesef.

Şimdi düşünmenizi istiyorum değişen bayramlar mı insanlar mı? Aslında bayramlar da değil insanlar da değil değişen hisler belki de. İnsanların içinden hızla uzaklaşan hislerimizi yakınlarımızda tutmanın bir yolunu bulabilirsek eğer belki bayramlar da eski bayramlara benzer.