Süt üretimine dayalı hayvancılık modelini benimseyen Türkiye'de, çiğ süt fiyatının belirlenmesi hep sorun oldu. Yıllar önce Köy-Koop tarafından üç ayda bir yapılan ihalelerle belirlenen çiğ süt fiyatı, Ulusal Süt Konseyi'nin kurulması ile 5 yılı aşkın bir süreden beri konsey tarafından belirlenerek açıklanıyor.
Ulusal Süt Konseyi'nde üreticinin, sanayicinin, kamu olarak Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ve üniversiteleri temsilen tarafsız bilim insanları, yani sektörü temsilen tüm taraflar var. Konseyi oluşturan taraflar, genellikle 6 ayda bir (çoğunlukla 6 ayı aşkın sürelerde) yapılan uzun uzadıya süren toplantılardan sonra çiğ süt referans fiyatını belirleyerek açıklıyor. Belirlenen fiyat referans niteliğinde. Bu fiyat baz alınarak bölgelerde fiyat oluşturuluyor. Genellikle oluşan fiyat referans fiyatın altında gerçekleşiyor.
Toplantılara ve fiyata ilk müdahale
Ulusal Süt Konseyi'nin Aralık 2017'de yapılan toplantısında çiğ süt referans fiyatının litre başına 1 lira 40 kuruştan 1 lira 50 kuruşa çıkarılması konusunda taraflar anlaştı. Fakat toplantı sonrası Bakanlık temsilcileri fiyatın artırılmaması yönünde talimat aldıklarını belirterek, fiyat artışının 2017 enflasyonunun çift haneli olmasına neden olacağı iddia edildi. Bunun üzerine fiyat açıklaması yılbaşı sonrasına bırakıldı. Konsey'de, 16 Ocak 2018’de tekrar toplantı yapılarak çiğ süt fiyatı litre başına 1 lira 44 kuruş olarak belirlendi. Bunun üzerine 9 kuruş soğutma ve hizmet bedelinin eklenmesi ile referans fiyat 1 lira 53 kuruş olarak açıklandı.
O dönemde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’ya Ulusal Süt Konseyi’nin Eylül’de çiğ süt referans fiyatını 1 lira 30 kuruştan 1 lira 40 kuruşa,Ocak’ta ise 1 lira 53 kuruşa yükseltilmesinden duyduğu rahatsızlığı bildirdi. Şimşek, enflasyonla mücadelenin temel hedef olduğunu ve bundan sapmamak için fiyat artışının yanlış olduğunu ifade ettiği ve bundan sonra çiğ süt fiyatının Merkez Bankası’nın koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren Gıda Komitesi’ne verildiğini bildirdi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 31 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Çiğ Sütün Sözleşmeli Usulde Alım Satımına İlişkin Yönetmeliği” değişikliği ile çiğ süt referans fiyatının belirlenmesinde Gıda Komitesi'nin görüşünün alınması benimsendi. Bir anlamda Konsey, fiyat belirleyen değil,açıklayan kuruma dönüştürüldü.
Fiyat 1 lira 70 kuruş artı soğutma primi
Ulusal Süt Konseyi, Haziran ayında yapılması gereken çiğ süt fiyat belirleme toplantısı genel seçim yapılacak gerekçesi ile yapılamadı. 24 Haziran seçiminden sonra Gıda Komitesi'ni oluşturan bakanların hiç birisi yeni kabinede görev alamadı.Komiteyi oluşturan bakanlıkların hepsinin adı, yapısı değişti. Çiğ süt fiyatının belirlenmesi için görüş sorulması gereken Gıda Komitesi "yok hükmünde" bir komiteye dönüştü. Komitenin sekreteryasını yürüten Merkez Bankası'nın tek başına fiyat belirleme yetkisi yok.
Bu koşullar altında Ulusal Süt Konseyi, Haziranda yapılması gereken toplantıyı ancak 27 Temmuz 2018'de yapabildi. Toplantıda üretici temsilcileri yem fiyatlarındaki artışın dikkate alınarak çiğ süt referans fiyatının en az 1 lira 80 kuruş olmasını istedi. Sanayiciler bu fiyatın maliyetlerini çok artıracağını belirterek fiyatın en çok 1 lira 60 kuruş olmasını istedi. Üniversite adına katılan süt alanında uzman öğretim üyeleri maliyetleri dikkate alarak bir hesaplama yaptı. Sonuçta çiğ süt referans fiyatının 1 lira 70 kuruş olması ve ayrıca üreticiye maksimum 12 kuruş olmak üzere soğutma ve hizmet bedeli ödenmesine ve fiyatın 1 Ağustos 2018 itibariyle geçerli olmasına karar verildi.
Toplantıya bakanlık adına katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Muhittin Eyimaya, katılımcılardan izin alarak salondan kısa bir süre ayrılarak belirlenen fiyatı Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye onaylattıktan sonra salona dönerek fiyatın hayırlı olmasını diledi. Eyimaya, süt yem paritesinin 1.3 olarak uygulanacağı güvencesini de verdi.
Merkez Bankası'nın adı kullanılarak fiyat çarpıtıldı
Toplantıdan hemen sonra Ulusal Süt Konseyi'nin resmi internet sayfasından "Çiğ Süt Fiyatı Hakkında Duyuru" başlığıyla şu açıklamaya yer verildi: "Ulusal Süt Konseyi 27 Temmuz 2018 tarihinde sektör paydaşları bir araya gelerek Konsey çiğ süt tavsiye fiyatı toplantısı yapılmıştır. Buna göre, soğutulmuş çiğ süt üretici tavsiye fiyatı yüzde 3.6 yağlı ve yüzde 3.2 proteinli çiğ süt için 1.70 Tl/litre olarak belirlenmiştir."
Bu açıklama aynı başlıkla iki gün sonra şöyle değiştirildi: "15.08.2018-31.12.2018 dönemine ait 3.6 yağ ve yüzde 3.2 proteinli soğutulmuş çiğ sütün bir önceki dönemde 1.53Tl/Litre olan tavsiye fiyatı Merkez Bankası'nın uyarısıyla 15 Ağustos 2018'den geçerli olacak şekilde 1.70 TL/Litre ye yükseltilmiştir."
Bu açıklama üzerine DÜNYA Gazetesi'nde 3 Ağustos Perşembe günü "Fiyat müdahaleleriyle gıda enflasyonu düşmez" başlıklı yazımın bir bölümünde şunları yazdım: "Üretim odaklı politika yerine, ithalata dayalı, Merkez Bankası ve Gıda Komitesi'nin fiyat odaklı müdahaleleri gıda fiyatlarını düşürmek bir yana daha da artırıyor. Geçen hafta Gıda Komitesi'nin direktifiyle çiğ süt alım fiyatı litre başına soğutma ve hizmet bedeli dahil 1 lira 53 kuruştan 1 lira 70 kuruşa çıkarıldı. Bu fiyata 10 kuruş soğutma primi dahil edilecekti. Fakat, iki gün sonra, Ulusal Süt Konseyi'nin duyurduğuna göre, Merkez Bankası'nın müdahalesi ile soğutma primi dahil çiğ süt alım fiyatının 1 lira 70 kuruş olacağı ve 1 Ağustos yerine 15 Ağustos'tan geçerli olacağı açıklandı. Market fiyatına müdahale edemeyen Merkez Bankası Gıda Komitesi aracılığıyla çiftçinin çiğ süt fiyatını 15 gün geciktirerek enflasyonu düşüreceğini sanıyorsa yanılıyor. Bu müdahale üretimi,üreticiyi cezalandırmaktır. Çiğ sütten para kazanamayan çiftçi ineğini kesecek ve üretimden kesilecek. Üretim azalınca fiyat yükselecek. Merkez Bankası yanlış müdahale ile fiyatı düşürmek bir yana fiyatı artıracak. Özetle, üretimi yok ederek, üreticiyi cezalandırarak, ithalatı destekleyerek gıda enflasyonunu düşüremezsiniz."
Merkez Bankası'ndan "müdahale etmedik" açıklaması
Bu yazı üzerine Merkez Bankası'ndan üst düzey bir yönetici telefonla arayarak, çiğ süt fiyatına veya uygulanma tarihine müdahale etmediklerini böyle bir yetkileri olmadığını söyledi. Ben de kendilerine Ulusal Süt Konseyi'nin açıklamasını hatırlatarak ve internet sayfanın görüntüsünü göndererek düzeltmeleri gerektiğini söyledim. Konsey'in açıklamasından haberi olmayan Merkez Bankası'nın uyarısı ile Ulusal Süt Konseyi internet sayfasındaki duyuruyu bir kez daha değiştirerek eski metni koydu. Yani Merkez Bankası'nın adını çıkardı.
Ulusal Süt Konseyi Toplantısı'na katılan ve güvendiğim haber kaynaklarıma bir kez daha sorduğumda toplantı sırasında Merkez Bankası'nın doğrudan hiç bir müdahalesinin olmadığını ifade ettiler.
Toplantıda belirlenen 1 lira 70 kuruşluk fiyat artı soğutma primi yerine Merkez Bankası'nın adını kullanarak kimler üreticinin hakkını gasp ediyor?
Özetle, çiğ süt fiyatında bile anlaşamayan Türkiye, her yönüyle ithalata bağımlı hale gelen hayvancılığı nasıl kurtaracak?