Siyaset sosyolojisine göre insanların ekonomik çıkarı siyasi davranışlarını belirliyor.

Seçmen önce ekonomik çıkarını düşünüyor.Bazı durumlarda, kişisel çıkarlar ile toplumun ekonomik çıkarları karşıya gelebiliyor. Ancak politik insan olarak ifade edilen homo politicus kendi ekonomik çıkarını tercih ediyor.

Antik Mısır'dan beri bu kural değişmedi. Frevunların en büyük sorunu kıtlık idi. Kıtlık dönemleri için sürekli ambarlar dolu tutuluyordu. Ambarlar boş kaldığı taktirde halk ''tanrıların Frevunu desteklemediğine'' inanıyor ve isyanlar başlıyordu.

Fransız ihtilalinin gerisinde ekonomik sorunlar vardı. Aç kalan halka Kraliçe ''pasta yesinler'' diyordu. Saray halkın yaşadığı fakirliğin farkında bile değildi. Halkın ekonomik sıkıntılarını göremeyen ve çözüm üretemeyen Kral ve Kraliçe idam edildi.

2001 yılı ekonomik krizi kur artışı ile ortaya çıkmıştı. Döviz borcu olanlar iflas etti.Orta sınıfın hazine bonolarındaki parası eridi. İşsizlik arttı. Üretim ve tüketim seviyesi hızla düştü. 2001 ekonomik krizi Türkiye'de o dönemde iktidar olan siyasi partileri sandığa gömdü. Bazıları tarih oldu. Bakiyeleri bir daha iktidar olamadılar.

Benzer durum son bir aydır yaşanıyor. Kur artıyor. Orta sınıfın bankalardaki TL mevduatı eriyor. Sanayi üretiminin yüzde 2 oranında düştüğü görülüyor. Tüketici güven endeksi aşırı düşüyor. İşsizlik oranı yükseliyor.Yabancı para ile borçlu olan şirketlerin TL borcu artıyor.

Zor günler ufukta görülüyor. Ekonomik problemlerin siyaset sahnesine yansıyacağı şimdiden belli oluyor. Nitekim, SONAR araştırma şirketine göre iktidar partisinin oyları yüzde 40 a düşmüş.

Sebebi tamamen son zamanlarda ortaya çıkan ekonomik sorunlar. Sorunlar devam ettiği taktirde homo economicus kendi çıkarını düşünerek homo politicus şeklinde davranış göstereceği kesin.

İlginç olan sonuç muhalefetin başarısından dolayı ortaya çıkmıyor. İktidar partisi kendi kendini tüketiyor.