Küresel kapitalizmin kâr hırsı, dereleri HES’lere, ormanları madenlere, havayı zehirli dumana çeviriyor...
Çevre katliamı doğa olayı değil, sınıfsal tercihtir. Patronun kârı için işçinin soluduğu hava, içtiği su, çocuğunun geleceği feda edilmektedir…
Sağlıklı çevre hakkı, en temel insan hakkıdır. Maalesef yoksul mahalleler atık tesisine, termik santrale komşu olup, villaların ise zeytinliklere kurulduğunu unutmayalım…
Ne hikmet ise seller,kuraklık önce emekçiyi vuruyor…
Çözüm olarak maalesef bireysel pipet kullanma”yı öneremeyiz…
Asıl sorun; doğayı metalaştıran düzeni değiştirmektir…
Kamucu planlama, enerji ve su kaynaklarının halkın denetiminde olması, üretimin kâr için değil ihtiyaç için yapılması şarttır…
Temiz hava, temiz su patron lütfu değil, sınıf mücadelesinin kazanımı olacaktır. Doğayı da emeği de sömürüden kurtarmadan sağlıklı çevre mümkün değil…
Sözlerimi bitirirken ülkemizin bilinen en iyi çevrecisi Manisalı Tarzan geldi. 5 Haziran Dünya Çevre Günü…
Küresel kapitalizmin kâr hırsı, dereleri HES’lere, ormanları madenlere, havayı zehirli dumana çeviriyor...
Çevre katliamı doğa olayı değil, sınıfsal tercihtir. Patronun kârı için işçinin soluduğu hava, içtiği su, çocuğunun geleceği feda edilmektedir…
Sağlıklı çevre hakkı, en temel insan hakkıdır. Maalesef yoksul mahalleler atık tesisine, termik santrale komşu olup, villaların ise zeytinliklere kurulduğunu unutmayalım…
Ne hikmet ise seller ve kuraklık önce emekçiyi vurmakta …
Çözüm olarak maalesef bireysel pipet kullanma”yı öneremeyiz…
Asıl sorun; doğayı metalaştıran düzeni değiştirmektir…
Kamucu planlama, enerji ve su kaynaklarının halkın denetiminde olması, üretimin kâr için değil ihtiyaç için yapılması şarttır…
Temiz hava, temiz su patron lütfu değil, sınıf mücadelesinin kazanımı olacaktır. Doğayı da emeği de sömürüden kurtarmadan sağlıklı çevre mümkün değil…
Sözlerimi bilinen en iyi çevrecilerimizden MANİSA TARZANI AHMET BEDEVİ ile bitireyim…
“Siyah bir şorttan başka bir şey giymez, kente tepeden bakan Spil Dağı’nın eteklerindeki derme çatma sobasız kulübesinde gazete kağıtlarının üzerinde yatar, ağaç kesenlere çok kızarmış. Işıklar içinde uyusun…
Sevgiler…
Dr. Mustafa Torun