26 Haziran, Birleşmiş Milletler’in ilan ettiği Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü…

Resmi söylem genelde “KÖTÜ ALIŞKANLIK” ve “POLİSİYE ÖNLEM” etrafında dönmekte…

Oysa sorun; sınıfsal eşitsizliklerin, güvencesizliğin ve geleceksizliğin ürettiği toplumsal bir halk sağlığı krizidir…

Dünyada ve Türkiye’de Tablo Ne Durumda?

*UNODC Dünya Uyuşturucu Raporu 2024’e göre 15-64 yaş arası yaklaşık 292 milyon kişi son bir yılda uyuşturucu kullanmış olduğu açıklanmış...

*Bu sayı on yılda %20 artış olduğunu göstermektedir…

*En yaygın madde ESRAR, en çok ölüme yol açan grup ise SENTETİK OPİOİDLERDİR...

*2024 Avrupa Uyuşturucu Raporu; Atık su analizlerinde kokain ve metamfetamin kullanımının rekor düzeye çıktığını gösteriyor…

Türkiye’de de tablo benzer. EGM Narkotik Suçlarla Mücadele 2023 Raporu, metamfetamin olay sayısının 5 yılda 15 kattan fazla arttığını ortaya koymakta…

*TUBİM verileri, tedavi başvurularının %60’tan fazlasının 25 yaş altı olduğunu, başvuranların %70’inin işsiz veya güvencesiz işlerde çalıştığını gösteriyor...

*Yani bağımlılık, yoksulluğun ve örgütsüzlüğün kol gezdiği mahallelerde yoğunlaşıyor…

Sınıfsal Dinamikler Konusunda Neler Söylenebilir?

*Uyuşturucu piyasası kapitalizmin en kârlı sektörlerinden birisidir...

*BM tahminleri, küresel uyuşturucu ticaretinin yıllık hacmini 500 milyar doların üzerine koyuyor...

*Bu zincirin tepesinde banka hesaplarını büyüten baronlar, en altında ise torbacılıktan cezaevine giren yoksul gençler var...

*Devlet politikaları çoğu zaman; “Kullanıcıya Ceza, Barona Dokunma” çizgisinde...

*İstanbul’da lüks semtlerde kokain “PRESTİJ”, varoşlarda sentetik kannabinoid “AÇLIK BASTIRMA” aracı...

*Madde aynı değil, sınıf aynı değil, ama çürüme ortak…

Nasıl Önleriz? :

Yasak Değil, Eşitlik Mi?

1. Koruyucu Hekimlik: Okullarda bilimsel, damgalamayan akran eğitimi. Mahallelerde ücretsiz spor, sanat, kütüphane. Boş zaman = risk, dolu zaman = koruma…

2. Sosyal Politikalar: İnsanca ücret, güvenceli iş, nitelikli barınma. Umudu olan genç, maddeye sarılmaz. İşsizlik %10’un üstündeyken “içme” demek yetmez…

3. Tedavi Hakkı: AMATEM ve ÇEMATEM sayısı yetersiz, randevu aylar sürüyor. Tedavi ücretsiz, erişilebilir, gizlilik esaslı olmalı. Zorunlu yatış yerine gönüllü, bilimsel programlar…

4. Arzla Mücadele: Sokaktaki torbacıyı tutuklamak yerine kara parayı aklayan bankacılık sistemine, limanlara, sınır geçişlerine odaklanmak gerek. Şeffaf mali denetim şart…

Sonuç Olarak Ne Söyleyelim?

*Bağımlılık bireysel ahlak sorunu değil, düzenin yarattığı boşluğun göstergesi.

*26 Haziran, KULLANANA DÜŞMANLIK değil, “EŞİTSİZLİĞE KARŞI MÜCADELE günü olmalı…

Yasakçı söylem baronların işine yarar; çözüm, örgütlü toplum, kamucu sağlık ve güvenceli yaşamdadır…

Sevgiler…