Bu günün tarihi 15 aralık olmasına rağmen yazımı geciktirdiğimden mütevellit siz okuyucularımdan özür dilerim..Kadına şiddet Türkiye'nin kanayan bir yarası haline geldi. Malumumuz olduğu gibi 25 Kasım günü dört bir yandan kadınlar sokaklara döküldü, şiddet protes  to edildi.’’Şiddete karşı bir çıkış yolunun bulunması şart oldu’’.
"şiddete karşı korkmuyoruz, sinmiyoruz diyen kadınlarımıza helal olsun teslim olmayacaklarını ve daha da çok örgütlenelim diyerek pankart açmışlardır. B.M. Öncülüğünde bütün dünyada anılan "25 Kasım 1960 günü, Dominik Cumhuriyeti’nde, üç kız kardeşin, diktatörlüğün askerleri tarafından, tecavüz edildikten sonra katledildikleri, insanlık ayıbının yıl dönümüdür. Kadına yönelen şiddetin temeli, kadının yaşamın her alanında erkekle eşit olduğunu reddeden cinsiyet ayrımcılığıdır. Bu şiddeti, gelenek, görenek, kültür VS. ile meşrulaştırmak mümkün değildir. Kadına karşı şiddet bir insan hakkı ihlalidir, normal değildir, yasal değildir ve kabul edilebilir değildir.
Şiddete göz yumarak, şiddete suç ortağı olmayın. Değişimi yaratmak ve İnsan haklarını evlerimizin içine getirmek ellerimizde. 
 Hemen her gün medyada kadına karşı şiddete dair haberler görüyoruz. Kadınların dövüldüğü. Harekete maruz kaldığı, hatta öldürüldüğü bir ülke haline geldik. Bu konuda biran önce gerekli önlemleri alması şöyle dursun yapılanlar yapanın yanına kar kalmayıp kadına ve elbet de canlı cansız her şeye karşı şiddetin bilincine varmalıyız 2017 den mayıs ayına kadar 337 kadın öldürülmüş.
Binlerce kadın şiddet mağduru olarak yaşamına devan etmek mecburiyetinde kalmış. Merak ediyorum bu olaylar daha ne kadar devam edecektir. BU OLAYLARA KİM MANİ OLACAKTIR. Verilen cezalar caydırıcı olsun kibir daha tacize kalkışmasınlar.
Ülkemiz bu acı olaylardan ve tacizlerden kurtulması için karar alınmalı.’’2002 den beri 2O16 ya kadar haberler de ve gazetelerde okuduğum kadarıyla 5734 kadın öldürülmüş ve yuvalar sönmüştür. 
ALLAH bu canilerden bütün kadınlarımızı korusun. ÂMİN!