Ordu ilinde yaşayan köylü, her geçen gün şehre inmek için birbiriyle yarışır olmuş duruma gelmiştir. Öyle ki kendine bahaneler bularak şehre inmenin çabası içinde. En azından kışı şehre inerek geçirme yolunda hızla yol almaktadır.
Köylü tarımda üretebilmek için yılın tamamını köyünde geçirmek zorundadır. Çünkü tarım bütün yıl boyunca uğraş isteyen yapıya sahiptir. Tarla sonbahardan, ilkbahara kadar ekime hazırlanır. İlkbaharda işlenir. Sonbaharda hasat edilir. Hayvan ürünleri yıl boyunca bakım ve takip ister. Sebze günlük ilgilenmeyi gerektirir. Evet, tarımda üretici olmak için köyden kopmadan yaşamayı zorunlu haline getirmektedir. Köylünün köyünde kalabilmesi içinde devlet her türlü hizmeti köye getirmesi gerekmektedir. Köylü ibadet yapacağı camiye, çocuğunu okutacağı okula, yola, enerjiye ve içme suyuna sahip olduğunda köyünde yaşayacağı unutulmadan köyünde tarımsal üretim yapacağı gerçeği ortadadır. Köylünün ihtiyacı olan barınakları yapmasının önündeki engellerinde kalkması gerekmektedir. Ürettiği ürününde yıllık geçimini sağlaması, kazandığı geçim fazlasıyla diğer ihtiyaçlarını da karşılar olmalıdır.
Köylü gerekli hizmetleri alamamakta, üretiminin karşılığında aldığı mahsulü değerinde satamamakta, sosyal ihtiyaçlarını gidermede zorlanmaktadır. Yıllık geçimini giderememektedir. Dolayısıyla başka gelir elde etme umuduyla şehre inmektedir. Yaşamının bir bölümünü köyde geçirirken, diğer bölümünü köyünün dışında geçirmek zorunda kalmaktadır. Özellikle gençler gelecek görmediği köyünden ,üretimden uzaklaşıyor. Başka alanlarda yaşamını sürdürme yoluna gidiyor. Köyden şehre göç hızını kesmeden devam ediyor.
Yaşananların sonunda köylü, köyünde tarlasını fındık bahçesine veya başka ürünlere döndürüyor. Hayvan besleyemiyor, sebze üretmiyor. Ekmeğinden, yumurtasına şehirden temin ederek tüketime geçiyor. Dolaysıyla üreten toplumdan, tüketen topluma dönüşüyoruz.
Unutmayalım ki istiklal savaşını kazanan Türk köylüsüdür. Karnını doyuramayan asker savaşamaz. İstiklal savaşı, Türk köylüsünün ürettiği mahsullerle beslenen ordumuz tarafından kazanılmıştır. Ülkemiz büyük krizlerini köylünün üretimi sayesinde az hasarla geçirmiştir. Bütün canlıların beslenmesi bir yıla ihtiyaç duyarken. Diğer tüm ihtiyaçlar çok kısa zamanda giderilecek durumdadır. Giyimden, silaha her türlü ihtiyaca.
Bölgemizde ve dünyada saygın devlet olarak yaşamak istiyorsak, şehirden, köye göçü hızlandırıp üretim toplumu olamaya hızla yol almalıyız. Tarlalar tekrar ekilir, biçilir, hayvan seslerinin duyulur olmasını sağlamalıyız. Refaha ulaşmanın yolu da açılmış olur.