Şike, teşvik, hakaret, tehdit, kayırmaca Türk futbolunun yol haritasını çizmektedir.

Yıllardır Türk futbolu üzerine kabus gibi çökenler Türk futbolunun  arpa boyu kadar yol alamamasına sebep olmuşlardır. Federasyonların yanlış yönetimi, taraflı kararları, siyasetin futbol üzerindeki gölge oyunları ne yazık ki futbolumuzu hastanelik etmiştir.

Evet, acı vardı, yara vardı, kan akıyordu ama biz bunları ufak tefek pansumanlarla geçiştiriyorduk. Artık balon patladı. Anadolu kulüpleri uyandı.  Kendilerini yüzyıllık çınar olarak görenler hep ayrıcalık istediler, hep futbolun üzerinde kendilerini gördüler.

Kongrelerde tehditvari konuşmalar, adam dövdürtmeler, Türk futbolunun parasını çar çur etmeler futbolumuzun sonunu hazırladı.

Artık Türk futbolunda yukarıdakiler ve aşağıdakiler vardır.

Ezenler ve ezilenler vardır.

Özellikle üç büyük takımın başkanlarının ağızlarından çıkan her şey kanun oldu.

Türk halkı bu durumdan utanç duyuyor. Mutsuzluk duyuyor, sıkıntı duyuyor.

Değerli okurlarım, 2010 – 2011 sezonunun gerçek şampiyonu bana göre Trabzonspor’dur. Ancak o üç büyüklerin kuyruğunda olan ve kendini dördüncü büyük olarak gören zavallı Trabzonspor’un hakkı gasp edilmiştir, yöneticilerin bir kısmı da sırf ticari ilişkilerinden dolayı bu gaspa göz yummuşlardır.

3 Temmuz da başlayan şike olaylarında gelinen son nokta, Türk Futbol Federasyonu başkanı ve Beşiktaş’ı ekonomi olarak dibe iten, zayıflatan eski başkanı Yıldırım DEMİRÖREN’ in almış olduğu menfi kararlarla yurt içinde nihayete ermiştir. Ancak bunun bir de UEFA süreci vardır.

Unutmayalım ki eski federasyon başkanı Mehmet Ali AYDINLAR, Fenerlileri Allah’a havale ediyorum, onlar bilmezse onlar için ne yaptığımı Allah bilir demiştir.

İşte bu aşamada Türk insanının en çok üzüldüğü husus Türkiye Cumhuriyeti savcılarının, hakimlerinin, şerefli kahraman polislerinin çalışmalarının güme gitmesidir.

Tabii olarak siyaset başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN eliyle spora da bulaşmıştır. Başbakan işaret etmiş olduğu söylevi anımsarsak, “Kulüpler suçlu değildir, kişiler suçludur.” Demesi Fenerbahçe’yi ve diğer şike ve teşvikte bulunanları bir alt kümeye inmekten kurtarmıştır. Zaten bu konuda da taraf olduğunu ilan eden başbakan sırf oy kaybetmemek üzerine Türk futbolu üzerine oyun oynamış ama Türk futbolunun yok olmasına sebebiyet vermiştir.

İşte sonuçlarını görüyoruz. Son oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe MUSABAKASINDA ÇIKAN OLAYLAR utanç vericidir.

Irkçılık yapan, Emre isimli bir futbolcuya hak ettiği cezayı veremeyen federasyonun sebep olduğu olaylarda gaddar Zokora’ nın o futbolcuya yapmış olduğu harekete sebebiyet vermiştir.

O olaylarda en suçsuz hakemdir. Hakem ABİTOĞLU yukarıdaki bıyık aşağıdaki sakal deyimiyle karşı karşıya bırakılmıştır.

2011 – 2012 sezonu şampiyonu Galatasaray’dır. Ama gel gör ki yeni uygulamalar, sinsi plan devreye girmiş Galatasaray’ ı belki de şampiyonluktan edecek uygulamalarla karşı karşıya bırakmıştır.

Avrupalılar bizim gibi düşünmeyecektir. Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi takımlar bir Milan’dan, bir Juventus’tan daha büyük değillerdir. Onları alt kümelere gönderen UEFA Türk futboluna da cezayı kesecektir.

Sonuç olarak eldeki verilere göre önemli iddialar gündeme gelmektedir. UEFA kulüplerimizi Avrupa’dan men edecek, FİFA milli takımımıza önemli yaptırımlarda bulunacak, TFF ye önemli derecede maddi ceza kesilecektir ve ya zavallı DEMİRÖREN’ in dediği gibi, TFF üç yıl Avrupa kupalarından çekilecektir.

Yazık, yazık hem de çok yazık. Şarlatan ve korkakların yüzünden olan Türk futboluna oldu. Eski ve yeni federasyon başkanları kına yaksın…

GÜNÜN SÖZÜ: BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AHLAKLISINI SEVERİM…