Yatırım ve üretim yapabilmek için dört ana faktöre ihtiyaç var. Bunlar; toprak, emek, sermaye ve müteşebbistir. Üretime ilişkin bilginin sermaye ile satın alınacağı var sayılabilir. Ancak, bilgi sermayenin yerini almaya başladı.
Kullanmakta olduğunuz bilgisayarın imalatı için son derece karmaşık bilgiye ihtiyaç var. Maliyetindeki malzeme oranı yüzde onu geçmez. Gerisi bilgi. 
Çarpıcı örnek silah sanayinde görülür. Türkiye, Rusya'dan S 400 füzeleri satın alıyor. Karşılığında 2,5 milyar dolar ödüyor. Füze denilen alet, içerisinde yakıt ile çalışan motor yerleştirilmiş borudan ibaret. Füzeyi çalıştıran sistem ve hedef arayan başlığındaki "bilgi" para ediyor. 
Amerika'dan savaş uçağı satın alıyoruz. Amerikan yasalarına göre satılan silahlara çip takılıyor. Bu çipler, silahın ABD'nin istemediği hedefe yönelmesini önlüyor. Silah tacirleri sattıkları silahı dahi "bilgi" ile kontrol ediyor.
Rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisinde karlar sürekli düşüyor. İşletmeler rekabet ediyor. Fiyatları düşürüyor. Fiyat=Maliyet aşamasında karlar sıfırlanıyor. Taraflardan birisi "bilgiyi kullanarak" maliyeti düşürür ise kar ediyor. Kısa sürede piyasaya egemen oluyor.
Ekonomik koşullar, üretici ve yatırımcıyı "bilgi üretmeye" mecbur bırakıyor. Karın bilgiye bağımlı olduğu bir döneme girdik. En önemli gösterge ticaret hadlerinde görülüyor. Bilgiye bağlı olarak üretilip satılan ürünlerin kilosu azalıyor. Değeri yükseliyor. 
Bilgi üretemeyen toplumlar geri kalacak. Mevcut bilgiyi anlamak ve yeni bilgiler üretmek eğitimden geçiyor. Eğitimde geri kalan toplumlar "bilgi üretmekte" başarılı olamayacak. Orta okul ve lise seviyesinde teknik eğitime önem vermemiz gerekiyor. 
Enerjimizi, İmam Hatipler gibi "statükoyu öğreten" ezberci eğitim sistemine ağırlık vererek harcıyoruz. Bilgi toplumuna geçmede geri kalıyoruz.