İnsansız hava araçları ile savaş dönemi başladı. Savaş tarihine bakıldığı zaman, böyle bir dönem ilk defa gerçekleşiyor. Savaşlarda, yeni teknolojiyi ilk kullanan başarılı oluyor. Daha sonra teknoloji yayılıyor. Dengeler yeniden kuruluyor.

İdlib Harekatında, Türkiye insansız hava araçlarını etkin kullandı. İnsansız hava araçları, pahalı savunma sistemlerini aşıyor, hedefleri 12 den vuruyor. İlginç olan, görerek ve hedef şaşırmadan vuruyor.

Rus Gazeteci ''Türk ihaları, savaşın kaderini değiştirdi'' diyor. Türkler, insansız hava araçlarına füze yerleştirmiş. Hareket halindeki her türlü aracı imha ediyor. Daha da ilginci, cephe gerisinde plan yapan generaller karargahında vuruluyor. Pusu kurmuş sniperları havadan kuş gibi avlıyor.

Sihalar, pahalı Rus hava koruma sistemlerini, çalışır halde ilk defa vuran silah olarak tarihe geçti. Küçükler, radara görünmeden geçmeyi başarıyorlar. Üzerlerinde kameralar var. Gördükleri hedefi tam isabet vuruyor.

Türkiye bu duruma kolay gelmedi. Daha önceleri ihalar, ABD den kiralanıyordu. Sahadaki teröristlerin tespitinde kullanılıyordu. Ancak ABD, teröristleri koruyor ve bilgileri zamanında vermiyordu. İhalar çabuk bozuluyor. Bakımını İsrail zamanında yapmıyordu. Amaçlarını hepimiz biliyoruz.

Selçuk Bayraktar adındaki bir Türk, bu gidişe dur demesini bildi. Onun öncülüğünde 700 den fazla şirket üretime katılıyor. Türkiye, dron üretiminde dünyada lider konumuna geçti. İhaları üretiyor. İhaların bilgisayar programını kendi yapıyor. İhalara silah yerleştirdi. Sahada her türlü düşmanı yok ediyor.

İki ay önce, Bayraktar Şirketi, 5 ton ağırlığında ve jet motoru ile çalışan insansız hava aracını uçurdu. Dünyada bu ağırlıkta iha uçuran devlet yok. Uçak sanayinde ileri devletler, yüksek ağırlıktaki uçakları canlı pilot ile uçurma dönemini aşamadı. Türkiye bir adım önde gidiyor. Bu avantajı korumak için sektörün desteklenmesi gerekiyor.

Önümüzdeki yıllarda savaşların, insansız hava araçları ile yapılacağı kesinleşti. Klasik savaş silahları demode oldu. İnsansız ordular geliyor.