Dr. Cemil Tugay diyor ki: Cumhuriyet Halk Partimizin maruz kaldığı “Mutlak Butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır.
Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça göz ardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü Kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım.
Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyiniyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek, bunun yanında pek çok parti üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hedef yapılmaya devam edilecektir.
Buraya kadarını Dr. Cemil Tugay kardeşimiz söylemiştir. Bir ülkede demokrasi varsa orada iktidar partisi ve Ana muhalefet partisi de vardır. Cumhurbaşkanı ise bu iki parti arasında denge kurar ve ilişkilerin iyi yürümesine yardımcı olur. Ancak Türkiye’de dünyada eşi benzeri olmayan bir tek adam iktidarı ve tek adam Demokrasisi vardır. O tek adam ayni zamanda İktidar partisi lideridir. O tek adam iktidar partisi ile muhalefet partilerinin dengesini sağlayacak bir makamdır. Ama aynı zamanda o makam iktidar adayı bir pati ortaya acıktığı zaman onu bertaraf edecek ve dağıtacak bir görevle de yüklüdür. İşte Türkiye’mizin şanssızlığı da buradadır. Laik eğitimi ve DENK bütçeyi, ortadan kaldırmış bir ucube rejimle git gidebilirsen denilen günlerden geçiyoruz. Hakemlerin en büyüğü TÜRK MİLLETİDİR: Önce Kurultay’a sonra da Türk milletine gidelim. Yoksa dost acı söyler siz de bizde her karış toprağını şehit kanları ile sulayarak Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk Milleti de risk altındadır. Dost acı söyler. Biz hekimler HİPOKRAT yemini etmiş bir mesleğin temsilcileriyiz. Şu anda Türkiye’mizde RİSK taşıdığını yazdığımız hususlar Anayasamızda ve TCK nununda çok ağır yaptırmalara bağlanmış suçlar kategorisindedirler. Son zamanlarda gördüklerimiz toplamda Cumhuriyetimizi kuran siyasi parti CHP’nin yok edilmesi çabalarıdır. Bu çabalar Anayasal olarak ele alınırsa Ağır bir Anayasa ihlal suçudur.
Eyyyy ASKP+MHP birlikteliği ayinesi işti kişinin lafa bakılmaz. İşiniz karnenizdir. İşte o karne.
- • AKP +MHP birlikteliğinin güncel ( 10 Haziran 2026 ) karnesi
- • Gam Altın 18 TL den 6393TL ye çıkmıştır Artış 355 mislidir
- • Çeyrek altın 24 TL den .10.500.000 ye çıkmıştır. Artış 437 mislidir
- • ABD Doları 1.320.000 TL den 46.120.000 TL ye çıkmıştır. Artış 34 mislidir. Çalışma ve hizmet karneniz işte budur. Bu karne sınıfı geçmez. Türk Milleti size “ Durmak yok yola devam” demeyecektir. Demez. Sandıklı demokrasilerde buna sandık karar verir. Sandık 31 Mart 2024 te karar vermiştir. O kararı tekrar tekrar okuyunuz. Durmak yok yola devam demeyiniz. Yollarda birçok dönemeçlerde ve duraklarda ikaz levhaları vardır. Onlara uyunuz.