Bildiğiniz üzere Anayasa’nın 18 maddesi Cumhurbaşkanlığı Sistemi  adı altında değiştirilmesini; kabul veya reddolunması için 16 Nisan günü referandum (halkoylaması ) yapılacak; evetlerin çok olması halinde kabul olunacak; ve 2019 da yürürlüğe girecek; reddolunursa eski şekliyle devam edecek. Biz Demokratik Parlamenter Sistemden yanayız; haliyle tek adamlık sistemine dayanan Cumhurbaşkanlığı Sistemine hayır diyoruz.
Yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi tek adam rejimine geçiş anlamındadır; çünkü yaklaşık 25 Bakanı Cumhurbaşkanı atayacak; bakanlar atandığı anda; demokratik parlamenter sistemde olduğu gibi güven oyu isteme gibi bir durum yoktur. Dolasıyla Bakan Milletvekillerine karşı; veya Meclis Gruplarına karşı;  Meclis’e karşı  bir sorumluluğu yoktur.   Gensoru önergesi verme; denetleme yapma, veya bölgesinin sorunlarını bakanlara aktarma gibi bir yetkileri yoktur. Dolasıyla bakan istediği şekilde kendi bakanlığının programını yürütecektir.
Cumhurbaşkanı veya Bakanlardan biri yetim hakkı yeseler; Meclisin 301 Milletvekilinin imzası; devamında 360 Milletvekilinin yazılı soruşturma açılsın talebi ile soruşturma komisyonu kurulacak;  komisyonun yüce divan (Anayasa Mahkemesi ) yargılansın diye Meclise teklifi ve 400 Milletvekilinin onayıyla yargılanabilecektir. Yeni sistemde kuvvetler ayrılığı prensibi yoktur. Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyesinin 12 sini Cumhurbaşkanı atayacak; geri kalan 3 üyeyi de TBMM  atayacaktır. Eski adı HSYK olan; hakim ve savcıları atayan kurulun adı HSK'na dönüştürülüyor; ve 13 üyenin yedisini Cumhurbaşkanı; 6   üyeyi de TBMM atıyor. Adalet Bakanı ve müşteşarı da bu kurulun doğal üyesidir. Dolasıyla Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin;  büyük ölçüde partisi de  seçimi kazanacağından TBMM ce seçilerek atanacak üyelerde; Başkanın paralelinde  seçilenlerden gelecektir. Bu durumda Başkan hem yürütmenin; hem  yasamanın; hem yargının başı olacak; yeri geldiğinde hak arama durumunda olan vatandaşa; hak arama yolu kapanacaktır. Cumhurbaşkanı aynı zamanda Parti  Genel Başkanı da olacağından veya partili olabileceğinden tarafsız hareket edemeyecek; ve kendi partisinin programını uygular durumda olacak;  kendi partisiyle iç içe olacaktır. Bu durum idari anlamda son derece sakıncalıdır. 
       Cumhurbaşkanı KHK çıkarma yetkisi olacağı için meclise ihtiyacı olmayacak; bir akşam çıkarılan KHK ile sabah memur olanlar; sözleşmeli personele dönüşebilecektir. Yaklaşık 2700  adet yasa değişecek; 80 milyonun kaderi tek adamlığa terkedilecektir. Bütçeyi yapma yetkisi Cumhurbaşkanı’nda olacak; Meclis  sadece üzerinde  görüşecek ve bir nevi onay verecek;  kabul olunmazsa  eski yılın bütçesi;  yeniden değerlendirme oranında artırılarak uygulanacaktır. 
       18 yaşında bir gence  milletvekili olabilme  hakkı veriliyor; milletvekili olduktan sonra askerlikten muaf oluyor. Oysa zorunlu eğitim; okul öncesi eğitim de dahil olduğunda 13 yıla çıkıyor; dolasıyla en erken liseyi bitirme, 18 yaşında mümkün; oysa  Lise bitiren bir genç; herhangi bir alanda ihtisas sahibi olamayacağından; fakülte bitirmeye çalışması durumunda bu; en erken 22 yaşında mümkün olacaktır. Ayrıca Tıp Biliminde ve Eğitim Biliminde vücut gelişiminin 24 yaşına kadar sürdüğü kanıtlanmıştır. Hal böyle iken getirilen erken yaşta milletvekili olma durumu  fevkalade  olumsuzluk yaratacaktır.
       Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar; veya görevlerine son verir. Üst kademe yöneticilerini atar veya görevlerine son verir; ve bunların atanmasıyla ilgili usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenler. Dolasıyla  Müşteşar,  Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları, Daire Başkanlarını, Valileri, Kaymakamları, Emniyet müdürlerini, İl Müdürlerini  tek imzayla atar veya görevden alır. Dolayısıyla bu Cumhurbaşkanlığı Sistemi  tek adam yönetimidir.
        Biz bunları görerek tek adamlık sistemine hayır diyoruz.  Demokratik Parlamenter sistemden  yanayız. Bu Cumhurbaşkanlığı sistemine hayır diyoruz.