Dolar kağıt paradır. Basit bir deyimle "kağıttan kule"dir. Eğer uluslar arası toplum dolara değer atfetmez ise hiç bir kıymeti ve karşılığı yoktur.

Doları 8 ailenin sahibi olduğu FED adındaki banka basıyor. Adına Amerikan Merkez Bankası denildiğine bakmayınız. Sahipleri Rothschild, Rockefiller gibi Yahudi ailelerdir. Bastıkları parayı Amerikan hükümetine borç veririler. Amerikan devleti vergi toplar bankerlere faiz öder.

Dolar uluslar arası ödeme vasıtası olarak kullanılıyor. Rezerv para hüviyeti taşıyor. Zira, uluslar arası toplum doları para olarak kabul ediyor. Bankerler, doları uluslar arası topluma kabul ettirmek için Amerikan Hükümetini kullanıyor. Amerikan Devleti, dolara talep yaratıcı siyaset uyguluyor.

Dolara talep yaratmak amacıyla "dünyada petrol dolar ile satılır" kuralı uygulanıyor. Bu kurala uymayan her kim ya da devlet ise karşısında Amerikan Hükümetini ve Adli sistemini buluyor.

Saddam ve Kaddafi petrolü Euro karşılığı sattıkları için yok edildi. İran'a "petrolü dolar ile satacaksın" diye yıllarca ambargo uygulandı.

Ambargo döneminde, Türkiye İran'da petrol ithal ediyordu. Petrol paraları Halk bankasına İran adına açılan hesaba Türk Lirası olarak yatıyordu. Iran Türkiye'deki işletmelere hesabındaki parayı ciro ediyor. İşletmeler piyasadan mal, altın, euro toplayarak Türkiye'nin İran'a olan petrol borcunu ödüyordu.

Sistemin işleyişinde Türk yasalarına aykırı bir durumu yoktur. Ancak "petrol dolar ile satılır kuralı" dolaylı olarak ihlal ediliyordu.

Uluslar arası hukuka göre "petrol dolar ile satılacak" diye bir kural yok. Fakat bankerler dolara talep yaratmak için görünmeden bu kurala müeyyide uygulatıyor. Adına "Amerikan Interest" deniliyor. Amerika çıkarlarına aykırı işlem yapanları cezalandırıyor.

Nitekim Halk Bankası Müdür Yardımcısı son kurban olarak Amerika'da tutuklandı yargılanıyor. Bankerler intikam alıyor.