SONUÇ:
Online/Çevrimiçi Çocuk İstismarı suçunun ve bu suçla mücadelenin henüz neresinde olduğumuzu değerlendirmek üzere yapılan çalışmada uluslararası kaynakların paralelinde geliştirilmiş iç hukuk düzenlemelerimizin olduğunu görüyoruz. Kavramsal olarak farklılıklar mevcut olsa da somut olarak TCK’da Çocukların cinsel istismarı ve Müstehcenlik suçları başlığı altında düzenlenen kavramların kanunun lafzi ve Yargıtay’ın yerleşik tanımlamaları doğrultusunda kısmen de olsa ortak bir neticeye ulaştırıldığı sonucunu çıkarıyoruz. Literatürde online çocuk istismarı kavramı henüz yerleşmemiş olsa da suç her yerde suç denilerek; online çocuk istismarı suçunun farklı başlıklar altında da olsa işlendiğini gözlemliyoruz.
Taraf olduğumuz birçok Uluslararası sözleşmeler ve yükümlülüklere paralel iç hukuk düzenlemelerimizin evrensel nitelikteki bu suç karşısında ortak saik ve güncel gelişmeleri de bu suçla mücadele kapsamına dahil ederek hareket edildiğini görüyoruz.
Yargıtay’ın kabul görmüş yerleşik kavramsal yorumlarının yeknesaklaşması adına literatürde bir çalışma yapılması bu suçla mücadelenin teknik anlamda önünü açacaktır. Çocuğun korunması bugünün, yarınların meselesidir. Bu sebeple, devletler bu suçla mücadele kapsamında imkanları genişletmeli hem yerel hem de uluslararası düzeyde etkin korumanın alt yapısını oluşturmalılardır. Kabul edilmeli ki internetin böylesine hayatımızın içine girdiği bir dünyada artık sınır kalmamıştır. Bu sebeple, online çocuk istismarı suçu ile yapılacak mücadele devletleri, toplumları, bireyleri yani herkesi ilgilendirmektedir.