Ukrayna-Rusya Savaşı önemli bir gerçeği herkese öğretti. Silah ve mühimmatı üreten savaşı kazanıyor.

Savaşın başlangıcında, Ukrayna üstünlük kazanıyordu. Ancak uzun sürmedi. Elindeki mühimmat kısa sürede tükendi. Batı, 155 mm top mermisi yetiştiremedi. Savaş, kendi mühimmatını kendisi üreten Rusya lehine döndü.

Silah üretiminde kullanılan malzemenin ham madde fiyatı düşüktür. Silah haline gelince iş değişiyor. Demir, altın fiyatına satılıyor. Füze satışlarında, altın fiyatını da aşıyor. Para ile yurt dışından silah ve mühimmat satın alarak savaşa girmek, baştan savaşı kaybetmek anlamına geliyor.

Bu gerçeği, Türk Devlet aklı gördü. Silah ve mühimmat üretimine ağırlık verdi. Savunma sanayine daha çok yatırım yapmamız lazım. Üretimdeki yerli katkıyı artırmamız gerekiyor. Bunun için para gerekiyor. Bu yıl 16 milyar dolar civarında gerçekleşen savunma sanayi harcamaları, önümüzdeki yıl bütçesinde, 40 milyar dolara çıkarılıyor.

Cumhuriyetin 100. yıl dönümü nedeniyle, İstanbul Boğazında, donanmamız geçiş töreni yaptı. Evimin önünden geçtikleri için, gözlerimle şahit oldum. Donanma, Cumhuriyetin yüzüncü yılına anlam vermek amacıyla, geçit törenine yüz parça gemi ile katıldı.

Uzmanlar, TC G Anadolu Anfibi gemisi başta olmak üzere, denizaltı ve diğer pek çok askeri geminin bizim tersanelerde yapıldığını, söylüyor.

Gemileredeki silahların yerli üretim olduğu ifade ediliyor. Daha önceden dışarıdan satın alınan askeri gemilerin silah ve füze atış rampalarının yerli üretim ile ikame edilmiş olması, donanmanın gücünü artırıyor. Zira, silahı dışarıdan satın aldığınız zaman, gücünüz sınırlı ve bazı koşullarda yetersiz kalıyor.

Etrafımız ateş çemberinde. Caydırıcı olmak için güçlü bir Orduya sahip olmak lazım. Ordunun gücü ise, silah ve mühimmatın milli üretim ile yapılmasından geçiyor.