Tüm Ülkemiz genelinde; arıtma tesisleri yapılmalı; ve tesisi olmayan yer kalmamalı. Bu konu hem kişisel, hem de toplum sağlığı açısından son derece önemlidir. Hemen her toplu yerleşim alanında mutlak arıtma tesisi yapılmalıdır. Arıtma tesislerini yapacak ilgili kurum; kendi gelirlerine göre bir programla mümkün olan en kısa sürede bu problemi çözmek için gerekli planlamayı da yaparak; peyderpey süratle sorunu çözecek tedbirleri almalıdır. Özellikle büyük ilçelerde, şehirlerde, büyükşehirlerde; daha önceden yapılıp; nüfusun artması sonucu veya aşırı bir noktaya bağlama sonucu artan kapasite üstü yükü; hiçbir şekilde devam ettirmeden; mevcut tesis yanına kapasite artırım tesisi yapılıp çözüm getirilmeli; yada yapılması uygun başka yerde veya sahada yeni bir arıtma tesisi yaparak soruna çözüm getirmeliyiz.
Geçmişte Marmara Denizi’nin; özellikle bazı bölgelerinde ve İlçeleri önlerindeki denizlerde aşırı müsilaj birikmesi sonucunda; bu bölgelerde denize girilemediği gibi; aşırı kirlilikten deniz dibinde çorak tabaka meydana gelmekte ve her çeşit canlının (balık dahil) buralarda yaşayabilmesi mümkün olmamaktadır. Ayrıca denize yakın bölgelerde aşırı koku salmakta; o bölgede insanların yaşaması zorlaşmaktadır.
Arıtma tesisleri, konusunun nüfusu 3 bini geçen tüm mahalle, belde, İlçe, İl merkezlerinin tümünde; sorunu tümüyle çözecek yatırımın; konuyla ilgili kurum tarafından bir plan dahilinde çözülmelidir. Çok iyi tesis edilmiş yerlerde hem kişisel, hem de toplumsal anlamda sağlığımıza; buradan kaynaklanan kirliliğe karşı korumuş oluruz. Köylerde tek veya birbirine yakın evlerde; (tekil toprak altı) çok küçük süzme tesisi; ilgili kurumca hazır küçük projeler verilerek (muhtarlara) yardımcı olunabilir. Böylece Ülkemiz genelinde bu sorun çözülmüş olur.