Çınar ağaçlarının dalları ağır ağır yok olmaya başladı. Benim dönemimde de seyrekleşt. Bir varmış, bir yokmuş misali kardeşim Rahmetli İhsanımla Seray mahallesinde ‘’Hatıralar kocayan dimağların koltuk değneğidir’’diyen şah irimiz gibi günler,aylar seneleri yaşayarak geçirdik. Cidden rahmetli kardeşim nevi şah-sına münhasır az bulunan bir kimse idi, Onun yanında hüzünlü olmak çok zordur. Yazımın başında belirttiğim gibi, hazır cevap,gırgır,nükte da, Nasrettin Hoca misali biriydi. Bir sabah talebelik yıllarımda
İstanbul dan, Orduya gemi ile geldim küçük iskeleden bavulum elimde Şimdiki parkın önünden geçerken bir de ne göreyim:
‘’Kırk yıllık rahmetlilere kavuşan İhsan Kurtulmuş, Fahri Çelebi, Erol Ataşan, Rüstem Çelebi, İbrahim Ersezen,Sarı lira V.S. gibi
Arkadaşlar toplanmış kağıt kalemler ellerinde, Allah aşkına ne yapıyorsunuz dememe lüzum kalmadan İhsan ağbim hoş beşten sonra
DÜNYAYI YERİNDEN KALDIRMAK İÇİN KAÇ METRE KALAS LAZZIM, ONU HESAPLIYORUZ, sende hesaba katıl Üniversiteli
Haki dayımın oğlu dedikten sonra benim yüzümü mümkün olsa da görmenizi isterdim’’Bundan sonrasını size bırakıyorum. Bu rahmetli nin asla yeri dolmaz diyorum. Adam gibi adam, dört dörtlük bir insan Ve İHSANDI. Onun olan sevgimiz en güzel çıktığımız fotoğraflar Güldüğümüz fotoğraflardır. Onunla olan sevgimiz. Çocukluğumuzun köklerindendir. Seni yolcu ederken cemaatinin ve sevenlerinin çokluğundan mütevellit fani dünyada ki zenginliğini gördüm. Hoşça kal Vefalı ve canım kardeşim. RUHUN ŞAD ve cennetin mekân olsun.