1944 yılına kadar uluslar arası ödeme aracı olarak altın kullanılıyordu. Altına bağlanmış İngiliz Sterlini "altın kadar kuvvetli para" olarak kabul ediliyordu. İkinci Dünya savaşından sonra bankerler Sterlini devre dışı bıraktılar.
Bankerler İngiltere'nin para imparatorluğunun sonlandığını biliyorlardı. Zira Ingiltere Birinci Dünya Savaşında altın stoklarını bitirmiş idi. İkinci Dünya Savaşını bankerlerden borç alarak yapıyordu.
1944 yılında Bankerler Bretton Woods para anlaşmasını uluslar arası topluma kabul ettirdiler. 1 Dolar=0,88867 gr. altın karşılığı para olarak kabul edildi. Katılımcı ülkeler paralarını dolara bağladılar. Böylece dünya "dolara bağlanmış" para sistemine geçti. Dolar karşılığında altın olduğu için ulusal paralar dolaylı olarak altına bağlanmış oluyordu.
Bankerler paranın sırrını biliyorlardı. Dolar altına bağlanmış olsa dahi hiç bir ülke dolar getirip altın talep etmiyordu. Ellerindeki altın miktarından yüzlerce kez daha çok dolar bastılar. Dünyadan mal ve hizmet satın aldılar. Rezerv para olarak tutan ülkelerden faiz geliri elde ettiler. Sadece dolar satarak dünyayı sömürge haline getirdiler.
İlk itiraz Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle'den geldi. O da pastadan pay istiyordu. Bankerler yeni bir uyduruk para icat ettiler. Adına SDR "Özel Çekme Hakları" dediler. 1970 yılında Fransız Frangını SDR'ye ilave ederek Fransa'nın sesini kestiler. Ancak uluslar arası geçerli para sisteminde SDR' nin yeri yüzde 4'ü geçmedi. Fransa aldatıldığını geç anladı. Elinde kalan dolarlar için Amerika'dan altın talep etmeye başladı.
Bankerler dolar karşılığında altın ödemek niyetinde değillerdi. 1972 yılında doların altın karşılığını tek taraflı olarak kaldırdılar. Dönemin Amerikan Başkanı Nixon dolar karşılığında ABD'nin altın ödemeyeceğini tek taraflı olarak ilan etti. Bretton Woods Para Sistemi çöktü. 1972 den beri Dolar kağıt para olarak tedavülde bulunuyor.
Fransa pastadan istediği payı alamadı. Almanya'yı ikna ederek, 2002 yılında acele bir karar ile EURO para sistemine geçildi. Euro uluslar arası ödemeler sisteminden yüzde 22 pay alarak devreye girdi. Payını hızla artırdı. 2008 yılında yüzde 29'a çıkardı. Korkuya kapılan bankerler 2008 krizini çıkardılar. Avrupa'nın parası Amerika'da taş toprak oldu. 8 yıldan beri Avrupa kriz ile boğuşuyor.
2010 yılında Çin Halk Bankası Başkanı "doların ulusal para olması nedeniyle uygulanan politikanın uluslar arası para sistemine zarar verdiğini" dile getirdi. Başkan Obama "dolar yeterince kuvvetli paradır" dedi. Çin'in sesi kesildi. Fakat Çin ekonomisindeki üretim mucizesi Yuan'ın uluslar arası para olarak kullanılmasına neden oldu.
Sonunda Çin parası Yuan'ı uyduruk para olan özel çekme haklarına (SDR' ye) dahil ettiler. 1. Ekim 2016 tarihinde SDR para sisteminde Yuan'ın oranı yüzde 10,92 olarak belirlendi. Katılımcı diğer ülkelerin oranları ise yeniden düzenlendi. DOLAR yüzde 41,73, EURO yüzde 30,93, YEN yüzde 8,33, STERLİN yüzde 8,09 oranında SDR içerisinde yer alıyor.
Dünya rezerv sisteminde ise SDR'nin yeri yüzde 4'ü geçmiyor. Bankerler Yuan'ı SDR'ye dahil ederek Çin'in sesini kesmeyi başardılar. Çin SDR'ye dahil olmayı bir aşama olarak görüyor.
Para savaşları devam ediyor.