Uluslararası hukuk, ülkenin can damarını oluşturan ekonomik alt yapının tahrip edilmesini yasaklıyor.
İran-ABD savaşında, şimdiye kadar askeri üsler ve merkezler hedef alınmış idi. Amerika bu kuralı bozdu. İran’daki köprüleri yıkıyor. İçme suyu tesislerini bombalıyor. Elektrik üretim santrallerini bombalıyor. Alt yapıyı tahrip ediyor.
İran anında karşılık verdi. Amerika’ya ülkesini kullandıran KUVEYT’deki alt yapı tesisilerini hedef aldı. Denizden kullanma suyu üreten tesisleri bombaladı. Kuveyt suyunun yüzde doksanını bu tesislerden karşılıyor. Tesislerin yıkılması, KUVEYT’de su sorunu yarattı. Göçmen işçiler ülkeyi terk ediyor. Susuz kalan Kuveyt ekonomisinin ayakta kalması imkansız görünüyor.
İran açıkça ifade ediyor. Eğer ABD ekonomik alt yapıyı tahrip etmeye devam eder ise Körfezdeki ülkelere karşılık vereceğini açıkladı. Susuz ve elektriksiz kalan körfezdeki yaşamın devam edemeyeceğini herkes biliyor.
Savaşlar hukuk ve insanlık tanımaz. Kazanmak için her yol mübahtır. Tarihte örnekleri çoktur. En büyük tahribi MOĞOLLAR yapmıştı. Savaşın kuralı değişmiyor. Savaşı kazanmak için taraflar, her yolu deniyor. Uluslararsı hukuk tanımıyor.
Ekonomik alt yapıyı ve üretimin can damarlarını tahrip eden ABD ’nin medeni bir ülke olmasından söz edilemez. Savaşın ilkel ve barbar yönü, bu çağda dahi aynen gerçekleşiyor.
Korkulan şudur.
ABD nükleer silah kullanabilir. Kullanırsa, İran karşılık verecektir. İsraildeki nükleer santralleri bombalar. İsrail ÇERNOBİLE döner. Uzmanlar bu riski hesaplıyor.