Tüm pislikler tarikatlardan çıkıyor. Çocuk tecavüzcüleri tarikatlarda kümelenmiş. Darbe girişimcileri tarikatlardan çıkıyor. Şimdi felakete bir yenisi eklendi. Adana'da Süleyamancıların Yurdunda 11 çocuk yanarak öldü.
Eğitim çocuk yaşta başlıyor. Mürit edinmek isteyen tarikatlar çocukların peşinde. Bilhassa fakir ve zeki küçükler tercih ediliyor. Maalesef aileler çocuklarım okusun, adam olsun diye sübyanları onlara emanet ediyor.
Çocuğun beyni mum gibi. İstenilen şekil veriliyor. Önce yurtlara yerleştiriliyor. Dini eğitim adı altında beyinler yıkanıyor. Bir süre sonra tedavisi imkansız boyutta insan robotları oluşuyor.
Parayı nasıl buluyorlar?
Dilencilik başta geliyor. Bir gün fındık harmanında oturuyorum. Ellerinde boş çuval ile üç kişi geldi. Birini tanıyorum. Diğer ikisini Süleymancı olarak takdim etti. Çocuk okutuyoruz. Sizden yardım istiyoruz dediler. Tanıdığım kişinin hatırına mecburen çuvalı fındıkla doldurdum.
Doldurmaz olaydım. Peşi kesilmedi. Elinde makbuz ve boş çuval tarikatçılar harmana adeta hücum ettiler. En sonunda kovmak zorunda kaldım.
Bir de Kuran kurslar için cenazelede para toplanıyor. Babam öldü. Masraf listesini istedim. Bir baktım ki, Kuran Kursları için yazılan para tüm masrafın iki misli. Yeğenim Yunus organize ediyordu. Yunus bu ne dedim. Süleymancılara yardım dedi. İçimde babamın acısı vardı. Sesimi çıkaramadan ödedim.
Köyde bir akrabam vardı. Rahmetli oldu. Tarikat üyesi idi. Emekli maaşını alıp doğru tarikata götürüyordu. Kendisine neden paranı bunlara veriyorsun diye sordum. Tarikatin cennette kendisine yer ayırdığını söylemez mi. Kahroldum.
Toplumu ve insanı çok iyi tanıyorlar. Türkiye'nin başına belalar.
Siyasi otorite tarikat sorununa çözüm üretmek zorunda. Bana göre en iyisi Ulu Önder Atatürk'ün yaptığı gibi tamamını kapatmak ve yasaklamak.