Siyasal evrim ekonomik gelişme sürecine bağlı olarak gerçekleşiyor.
Tarımsal üretim aşamasında "demokratik sistem" yürümüyor. 18. Asra kadar dünya tarımsal üretim aşamasını yaşıyordu. Dünyada uygulanan sistemler "demokratik tabana" dayanmıyordu.
Sanayileşme başlayınca "işçi sınıfı" ortaya çıktı. İşçiler yönetimden ve mülkiyetten pay istemeye başladılar. 1800 yılından itibaren sanayileşen ülkelerde, işçi hareketleri toplumu derinden sarstı. İşçiler sonunda demokratik haklarını aldılar ve günümüzde yaşanan "çok partili demokratik sistem" devlet yönetiminde egemen oldu.
Sanayileşemeyen toplumlar "demokrasiyi" taklit ediyor. Ancak tam olarak uygulayamıyor. Bizim gibi sanayi üretim aşamasına yeni geçen toplumlar "demokratik sisteme geçiyor olmanın" sıkıntılarını yaşıyor.
Siyasal evrimleşme süreci aşağıdaki gibi gerçekleşiyor.
Tiran (yasa tanımaz diktatör dönemi), Krallık, Meşruti Krallık, Aristokratik Cumhuriyet, Bürokratik Cumhuriyet, Demokratik Cumhuriyet, Anarşi ve Diktatörlük.
Günümüz dünyası Cumhuriyet-Anarşi ve Diktatörlük arasında kararsız dengede bulunuyor. Toplum "Demokratik Cumhuriyeti" tercih ediyor. Zira Cumhuriyet idaresi "yasaların üstünlüğüne" dayanıyor. Ancak, anarşistler "daha fazla demokrasi" talep ediyor. "Demokratik Cumhuriyet" anarşiye meylediyor.
Anarşi topluma egemen olunca, Diktatörlük kendiliğinden geliyor. Askeri ya da siyasi olması önem taşımıyor. Zira demokratik hukuk devleti düzeni içerisinde "Anarşi" ile mücadele etmek mümkün olamıyor.