Vergi kazanç üzerinden devletin aldığı paydır. Devlet; adalet, savunma, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, enerji, genel güvenlik, koruma, altyapı, üstyapı, ekonomik giderleri karşılamak için; kazancı olanlardan yasaların öngördüğü miktarlarda devletin aldığı paydır. Dolasıyla Devlet vergi yoluyla hem işletmelere, hem kazançlara ortaktır. Vergi kısaca devletin gerçek ve tüzel kişiliklere uyguladığı ekonomik yükümlülüktür. Buna karşılık Devlette kendi hizmetlerini vatandaşa sunar.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli biçimde uygulanması, devletin, görevleri arasındadır. Vergi verme bilinci toplumda ne denli iyi kavranırsa; vergi verme konusunda; devletin alma görevini kolaylaştıracaktır. Toplumda vergi verme bilinci yeterli değilse; vergi daireleri ne denli iyi çalışırsa çalışsın; vergi verme bilinci oluşmadığında; kayıt dışı ekonomiye yol açacak; bu oluşum haksız kazanca ve haksız rekabete sebep olacaktır. Bu nedenle herkesin kazancı oranında vergisini vermesi bir vatandaşlık görevidir.
Vergiler; dolaylı vergi ve dolaysız vergi olarak ikiye ayrılır. Dolaysız vergi mükellef kendi vergisini ödüyor; ve bu vergi yükü başka şahıslara devredilemiyorsa; dolaysız vergi olarak adlandırılıyor. Örnekleme yaparsak gelir vergisi, emlak vergisi, kurumlar vergisi, mtv gibi vergiler dolaysız vergilerdir. Dolaylı vergi; eğer vergi belirli dönemlerde devlete ödenmek üzere ilgili mükellef adına tarh ve tahsil ediliyorsa; bu vergi dolaylı vergidir. Örnekleme yaparsak; KDV, ÖTV, ÖİV gibi
Vergiler mükellef ve hazine arasında köprü görevi gören serbest muhasebeciler, mali müşavirler, yeminli mali müşavirlerin; vergi konusuna yaklaşımları ve destekleri ile çözülür. Vergi bağlamında bu meslek grupları çok önemli bir görevi yürütürler.