Dünyada olduğu gibi cemiyet hayatımızda ve hatta Ordumuz da en basit misalde DALKAVUK olan ve dalkavukluğu alışkanlık haline getirenlere daima rastlamıştırız. Dalkavukluk menfaatlerinin bittiği bir gün muhakkak başlarından takke düşüp kel görüldüğü zaman ne gibi durumlara düştükleri malumunuzdur. Düşmeden önce yapılan yağcılık, borazancılık ve menfaat karşılığı yalan dolan olaylar haberler vs. gibi DALKAVUKLUKLAR nişan almadan ateş etmeye benzer. Dalkavukluk muayyen bir zaman içinde işe yaradığı gibi, neticeleri ise yuvalar yıkar aileleri parçalar hatta ve hatta tamiri imkanı olmayan söndürülmesi güç olan yangınlar çıkarır. Bu yangını bile itfaiye söndüremez. Böyle tiplere her zaman ve her yerde rastlanması mümkündür. Sadrazam olmaya layık olmayan şahsın yanında dalkavukluğu her zaman kendisine sanat edinmiş kimse sen sadrazamlığa laiksin diyerek onu pofpofluyormuş. Şahıs ise söyle denyus söyle şakada olsa hoşuma gidiyor demiş. Böyle tiplere her zaman ve her yerde rastlamamız mümkündür. Böyle şahısların dalkavukluğu meydana çıkınca sağa sola çamur atmaya kalkarlar. Bu dalkavuklar daima çamur at izi kalsın düşüncesi beyinlerinde yer etmiştir. Daha evvel işyerimde şöyle bir yazı asılıydı (BENİM İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSANIZ, ALLAH SİZE 10 MİSLİNİ VERSİN) sözünü hala çerçeve içinde saklamaktayım. Fakat o çerçevemin içine evvelden dost görünüp sonradan menfaatleri uğruna değişen kimseleri şaşmamak imkânsız. Dalkavukluk, yağcılık ve hatta nefesi iyi olanların çaldığı ve yaptığı borazancılık beceri ve ustalık işidir. Bu ustalığı karakter sahibi insanlar yapamaz. Hayatım boyunca her çeşidini gördüm ama insanları alet ederek yalandan gözyaşı döken dalkavuğa hiç rastlamadım. İnsan haysiyeti ve şerefi için yaşar ve bu şerefle ölmesi lazım. Bukalemun gibi haftada bir renk değiştirmemesi ve dalkavukluk mesleğini kendine yediren insanlardan şüphe ederim. Öyle dalkavuklar tanıyorum ki dün beyaz dediğine bu gün eline 5–10 kuruş versen siyah diye yaygara yaparlar neler neler yapmazlar ve hatta padişaha daği küfür ederler. Allah bu gibi şahısların fendinden bizleri korusun ve onlara doğru yolu göstersin. Vallahi bu konuları işlemek istemememe rağmen bazılarına sivrisinek saz bazılarına ise davul zurna az geliyor. Anlıyorum ki bu alışkanlıklardan sigara tiryakiliğini bırakmak gibi onlara zor geliyor. Huylu huyundan galiba teneşirde vazgeçecek. Allah izin verirse öyle bir zaman gelecek ki herkes yaptığından ve dalkavukluk zihniyetinden vazgeçerek nadim olup, zarar vermiş olduğu kimselerden özür dileme olgunluğunu gösterecektir. Çünkü bunun sonu olmadığı gibi hayatta hiçbir şeyin de sonu yoktur. Rabbim bizi bu dalkavuklardan koruyarak, tatlı dilli, güler yüzlü bir yaşam nasip ederek dalkavuk zihniyetli olanları da silip süpürsün. Borazancılık ise ayrı meslektir. Nefesi olanların takımda görevleri ve yerleri olmadığı halde borazancılığı iyi yaptıklarına bilhassa ben şahit oldum. Dalkavukluk yaparak şah şalı yaşamaktansa şerefimle aç ölüp sürünmeyi tercih ederim. Bu sözüm dürüst şahsiyetli ve namuslu insanlar içindir. Döneklere hiçbir şey diyemeyeceğim. Gün ola harman ola misali belki bu günler de dalkavukluk revaçta olabilir fakat bu moda gibidir, zamanı gelince adamı kâğıt gibi buruşturarak çöpe atarlar. Sonunda yine olan onlara olur ki buna da çok yazık denir. Evvelden olduğu gibi bu dönemde de dalkavukluk maalesef moda haline geldi. Yazık ve üzücü’’hiçbir şey-yaşan varlık hakkımızdan daha değerli, daha önemli değildir. Meclisinde yer aldıkları Cumhuriyeti ve kurucularını utanmadan, sıkılmadan karalayıp suçlayan azmazlar var. Ne yaptığından ne yapacağı belli olanlara taparcasına DALKAVUKLUK ederek insanlık dışına düşenler var. Haksız suçlamaların, suçlayanın karası olduğunu bilmeden Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlara saldıranlar var. Dalkavukluk şahsiyetli insanlara yakışmayan en adi bir huy ve meslektir.