Avrupa'dan kopuş süreci başladı. Aslında, Avrupa ile ilişkilerimiz pamuk ipliğine bağlıydı. Avrupa hiç bir zaman, Anadolu ve Trakya'da Türk varlığını kabul etmedi. Edemiyor.
Şimdiye kadar Avrupa ile bağların gerisinde Rusya vardı. 1854 Kırım Savaşında, Avrupa'nın Osmanlı ile birlikte hareket etmesinin nedeni Rusya idi. Rusya'nın Boğazlara hakim olmasına ve Sıcak Denizlere inmesine Avrupa karşıydı. Yoksa bizi sevdiklerinden dolayı yardıma gelmemişlerdi.
Birinci Dünya Savaşından sonra Avrupalılar İstanbul'u işgal etiler. Amaçları, İstanbul'da, azınlıklara dayalı yeni bir devlet kurmak ve Anadolu'dan Türkleri Orta Asya'ya sürmek idi. Başarılı olmadılar. Zira Rusya devreye girdi.
Kurtuluş Savaşı Rusya'nın askeri ve mali yardımı ile kazanıldı. Rusya "Anadolu'da kuvvetli Avrupalı olacağına, zayıf Türkiye olsun" siyaseti nedeniyle yardım yapmıştı.
İkinci Dünya Savaşından sonra, Stalin yayılmacılığı nedeniyle Rusya ile ilişkiler bozuldu. Stalin Kars ve Boğazlar üzerinde hak iddia ediyordu. Bu yanlış siyaset Türkiye'nin Batı'ya yaklaşmasına ve Nato'ya girmesine neden oldu.
Batı,Türkiye'yi Nato'nun asker kaynağı olarak değerlendirdi. Eski ve modeli geçmiş silahlar ile Türk askeri donatıldı. Ekonomi Batı ülkelerine entegre oldu. Ancak Avrupa'nın ezeli Türk düşmanlığı önlenemedi.
1990 yılında Sovyetlerin dağılması ile Rus tehdidi kalktı. Bu tarihten itibaren Batı Türklere ihtiyaç duymuyor. Fırsat buldukça her platformda Türkler hakkında uygulamak istediği klasik siyaseti buz dolabından çıkarıp servis ediyor.
-Batı Türkiye'de siyasal istikrar istemiyor. Bu amaçla, PKK'yı destekliyor. PKK'nın Suriye kolu olan PYD'ye askeri yardım yapıyor. Türkiye'de kuvvetli ve kararlı hükümetler kurulmasını önleyici politikalar uyguluyor.
-Batı Türkiye'de sosyal istikrar istemiyor. Medyayı satın alıyor, yazarları satın alıyor ve toplumsal ahengi bozucu TV programları ile propaganda yapıyor. 5. Kol (casusluk ve misyoner) faaliyetleri ile toplumdaki sosyal ayrılıkları tahrik ediyor.
-Batı Türkiye'de ekonomik istikrar istemiyor. Para ve sermaye piyasasında at koşturuyor. Bilinçli olarak kurları yükseltiyor. Kendi parasına ikame ortamı hazırlıyor. Ticaret hadlerinin, Türkiye aleyhine işleyen düzenine dokunanı al aşağı ediyor.
Türk halkı bu zulme dur demek durumunda kalıyor. İslami değerlere sarılarak kendini korumaya alıyor. Türkiye Batı'dan kopma hazırlığı yapıyor.