Son günlerde, ABD "İran ambargosu delindi gerekçesiyle Türkiye'ye ceza yazacak" propagandası yapılıyor. Belli bir kesim bu propagandaya alet oluyor.
Amerika'nın klasik stratejisi "kamu oyu yaratmak ve beklentileri" ölçmektir.
Belli ki birilerine "bir şeyler " üflüyor. Onlar da istekli olarak ağzına geleni söylüyor. Kıyamet tellallığı yapıyor. Türkiye'nin zarar görmesi umurlarında değil.
Uluslar arası hukuka göre, Amerikan Hazinesi başka bir devlete ceza yazamaz. Devletler arasındaki sorunlar "mütekabiliyeti" otomatik olarak uygulamaya koyar. Vize olayında yaşadık. İstenmeyen adam ilan edilen iki büyük elçi ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Bu nedenle cezanın muhatabı devlet olmaz. Olursa hukuki çözüm yeri La Hey Adalet Divanıdır. Adalet Divanı "uluslar arası egemenliğe karşı faaliyetleri" kabul etmiyor. Egemenliğin ekonomik olması sonucu değiştirmiyor.
Siyasi çözüm yeri ise Birleşmiş Milletler Genel Kuruludur. BM Genel Kurulunda ABD'nin eskisi gibi gücü yok. Son oylamada Amerika tek kaldı. Devleti muhatap alacak söylem, hukuki ve siyasal prosedüre uymuyor.
ABD, Türkiye'de mukim özel ya da tüzel kişiye "kendi egemenlik alanına giren konularda'' ceza yazabilir. Aynı haklara Türkiye de sahiptir. Uluslararası Hukuka Göre "cezanın muhatabı" özel ya da tüzel kişi olabilir.
Türkiye'de, muhatabın ilgili bir banka olacağı biliniyor. Amerikan Hazinesi'nin uyguladığı benzer cezalardan hiç birisi devleti muhatap almadı. 10 dan fazla, özel hukuk tüzel kişisi sıfatındaki bankalara ceza yazıldı. En yüksek rakamın muhatabı BNP oldu.
ABD, Fransız Devlet Bankası BNP'ye 9 milyar dolar ceza yazdı. BNP cezayı ödemedi. BNP'nin Amerika'daki bankacılık faaliyet izni kaldırıldı. Burada muhatap, Fransız devleti değildi. Fransız Devletinin sahip olduğu BNP Bankın tüzel kişiliği idi.
Benzer durum, Türkiye'deki bankayı muhatap alarak gerçekleşebilir.
İlgili Banka'nın Amerika'da ticari faaliyeti yok. Bankası yok. Malı yok. Euro-Clear hesaplarında Euro-Bondlar olabilir. Onların büyük kısmı emanet olup, mülkiyeti başkalarına aittir. Bir de, konsorsiyum kredileri ile bono piyasasındaki acil ödemeleri için, karşılık hesaplarında nakit depoları bulunabilir. Akıllı bir bankacı, tedbirlerini çoktan almış olmalı.
Yüksek oranlı bir cezayı banka ödeyemez.
Ödemez ise ne olur?
Bankanın uluslar arası dolar cinsinden transferlerine mani olunabilir. Amerika parasını takip ediyor. Ülke içerisinde dahi olsa, bankalar arası transfer işlemlerinde dolar önce Amerika'ya gidiyor. Oradan muhatabına aktarılıyor. Bu işleme uluslar arasında "Swift" deniliyor.
Swift kaldırıldığı zaman banka dolar transferi yapamıyor. Bankaları korkutan neden budur. Ceza alan banka, cezayı ödemediği zaman "Swift işlemini" başka bir banka kanalıyla çözebilir. Tipik örnek BNP dir.
Mesele abartılacak kadar büyük değil. Konunun siyasi özelliği göz ardı edilemez. Devletler arasında ilişkiler "mütekabiliyet şartına" tabidir. Hiç bir devlet "egemenliğinden" kolay taviz vermez.
Amerika'nın Türkiye'deki çıkarı para ile mukayese edilemez. Zira Amerika'nın güvenliği söz konusu olup,Türkiye'deki üslerini riske atamaz. Amerika, ceza vermeden önce "kamu oyu yaratıyor ve tepkileri" ölçüyor.
Bilinçli yada bilinçsiz bu propagandaya alet olmamak gerekiyor.