Yaz geldi… Dolaplar dolu ama “giyecek hiçbir şey yok” sanıyoruz.Ya dar geliyor ya da bol😁

Bol gelen kıyafet daralır…

Ama dar geleni büyütmek ustalık ister. Ordu’da tanıştığım bir terzi bunu öyle güzel yapıyor ki insan yeniden alma hevesinden vazgeçiyor. 4-5 pantolon götürdüm bel bölümünü orjinal bir şekilde ek koyup genişletti.. Yapan yaptıran arkadaşlarım var, onu kutluyorum.. Yeni almak marifet değil, eskiyi değerlendirmek zenginlik.. .

Bu zamanda çözüm alışveriş merkezlerinde değil; biraz emekte, biraz tamirde, biraz da eskilerin aklında saklı…

Dolabı değil, israfı küçültelim.

Bir zamanlar insanlar sahip oldukları şeylerin kıymetini bilirdi…

Daralan pantolonların beli ustaca düzeltilir, yakası yıpranan gömlekler ters çevrilip yeniden giyilir, bol gelen kıyafetler daraltılır, eski bir elbise küçük dokunuşlarla bambaşka bir modele dönüşürdü.

Çünkü o dönemlerde “atmak” en son çareydi. Önce onarmak, değerlendirmek, yaşatmak vardı.

Şimdilerde ise küçücük bir sökükte, modası geçti diye ya da biraz eskidi diye birçok şey çöpe gidiyor. Oysa eskiler yokluk içinde bile üretmeyi, korumayı ve elindekinin değerini bilmeyi öğretmişti.

Bir düğme dikmek sadece düğme dikmek değildi; sabrı öğretirdi.

Yıpranan bir kıyafeti yeniden kullanılabilir hale getirmek sadece tasarruf değildi; emeğe saygıydı.

Çünkü alın teriyle kazanılan hiçbir şey kolay harcanmazdı.

Bugün belki dolaplarımız daha dolu ama eskisi kadar kıymet bilmiyoruz.

Tasarruf sadece cebimizi değil, karakterimizi de korur. İsraf etmeyen insan hayata da daha dikkatli bakar.