Hollanda Viyana Sözleşmesinin taraflara tanıdığı hakları çiğniyor. Viyana sözleşmesine göre elçilik mekanları ülkenin egemenlik alanı sayılıyor. Devleti temsil eden bakanların elçilik binalarına gitmelerine engel olmak, sözleşmenin amir hükümleri ile bağdaşmıyor.
Hollanda'da İslama karşı büyük bir nefret var. Bu nefretin gerisinde İŞİD terör örgütünün uyguladığı acımasız infazlar yatıyor. Hollanda'da İslam ile terör aynı kefeye konuluyor. Adına İslami terör deniliyor.Müslüman olan herkese "potansiyel terörist" olarak bakılıyor.
İslam karşıtlığı siyasete yansıyor. Bu hafta yapılacak seçimlerde başarı kazanmak isteyen Hükümet İslam karşıtlığını kullanmak amacıyla Türk devlet adamlarına karşı, uluslar arası hukuka uymayan ve diplomasi etiği ile bağdaşmayan uygulamalar yapıyor. Zira, Hollanda'da Türk ile İslam özdeş sayılıyor.
Politikacılar için önemli olan oy kazanmaktır. Bu amaçla rasyonaliteden uzaklaştıkları ve hukukun amir hükümlerini çiğnemekten kaçınmadıkları malum. Ancak, uzun dönemde ekonomik unsurlar siyasileri de akıllı olmaya mecbur bırakıyor.
Hollanda ile Türkiye arasında vazgeçilemez ekonomik bağlar var. Hollanda'da 397 bin insanımız çalışıyor. 23 bin Türk Iş adamı Hollanda'da 9 milyar dolar civarında doğrudan yatırım yapmış ve üretimde bulunuyor. Bir milyondan fazla Hollandalı Türkiye'ye tatile geliyor.
Hollandalıların da Türkiye'de yatırımları var. Türkiye'de en çok doğrudan yatırım yapan ülke Hollanda. Miktarı 22 milyar dolar ile ölçülüyor.
Ülkeler birbirlerine güven duymadan doğrudan yatırım yapmazlar. Ayrıca, Hollanda ve Türkiye Nato'da müttefikler.
Siyasiler ekonomik gerçekleri göz ardı edemezler. Bir an önce siyasal ilişkilerdeki bozulmayı önlemek ve normalleşmeye geçmek her iki ülkenin çıkarına görünüyor.