Zannedildiği gibi Amerika Birleşik Devletleri "özgürlük ülkesi" değildir. Aksine, Amerikan toplumunun yüzde doksan dokuzu köle düzeninde yaşıyor.
Toplumsal Piramit'in zirvesinde "BANKERLER" var. Bunlar 13 aileden oluşan ve sayıları bini geçmeyen insanlar olup, Amerika'nın gerçek efendileridir. Doları onlar basar, ekonomik, mali ve siyasi kararları onlar alır.
Bankerlerin sadece Amerika'yı değil "dolar ile" dünyayı idare etme ideaları vardır. Bu amaçla Amerikan halkını kullanırlar.
Amerikan Halkının yüzde birini oluşturan İş Adamları için özgürlük alanı daha geniştir. Amerika'da özgürlük denildiği zaman bu yüzde bir akla geliyor. Amerikan servet ve sermayesinin yüzde 90 dan fazlasına onlar sahiptir.
İş adamları ve bankerler bilikte hareket ederler. Büyük çoğunluğu Yahudidir. Bankerler parayı, iş adamları sermayeyi yönetir.
Amerikan Halkının yüzde doksan dokuzu "köle olarak" yaşıyor. Köleler içerisinde de dereceler var. Yönetici memur ve askerlerin durumu daha iyidir. Geniş kitleyi oluşturan üretici kesimi ise tam köle hayatı yaşıyor. Aslında, köle olma tercihi halka bırakılmıştır. Halk kitleleri "bankalardan 30 yıllık tüketici kredisi" alarak kendini kredi kölesine dönüştürüyor.
Amerkan Halkının yüzde 99'u tüketici kredisi kullanır. Ev, araba, televizyon, koltuk, kanape kredi ile alınıyor. Eğitim kredi ile yapılıyor. Herkesin bir kredi numarası vardır. Bu numaraya göre belli bir köle sınıfın üyesi sayılırlar.
Kredi kölesine dönüşen Amerikan Halkı, dört elle işine sarılıyor. İşinde başarısız olan işten atılıyor. Sosyal güvenceler ve sosyal devlet ilkesi Amerika'da işlemiyor.
İşsiz kalan Amerikalı borcunu ödeyemez. Bir kaç Morgage taksidi ödenmediği zaman banka, Amerikalının evini elinden alır. Kredi borcunu ödemeyen Amerikalı "evsizler" sınıfına düşer.
Bir insan "evsizler sınıfına" düştüğü zaman felaketi yaşıyor. Amerika "evsizler sınıfını" köleleri kullanmak amacıyla islah etmiyor. Çalışanlara "borcunuzu ödemez iseniz" gideceğiniz yer orasıdır şeklinde korku salıyor.
Sistemin işleyişi çok basit.
-Bankerler, kağıt para niteliğindeki doları basıyor. Bankalara ve Amerikan Hükumetine kredi olarak veriyor.
-Bankalar bankerlerden borç olarak aldığı doları, halka kredi olarak dağıtıyor.
-Halk üretiyor, kredi faizlerini ve borç taksitleri ile vergileri ödüyor.
-Bankalar ve devlet bankerleden aldıkları dolar karşılığı faiz ve borç taksitlerini onlara geri ödüyor.
Sistem birbirine kenetlenmiş olarak "efendi bankerler ve kredi kölesi çalışanlar" şeklinde işliyor.