İnsan ideası "köleliğe karşı çıkıyor" olsa bile, kölelik devam ediyor. Zira insan, köle olmak üzere yaratılmıştır. Bu doğal ekonomik yasanın işlemesi önlenemiyor.
Tarihe bir göz atalım;
-Sümer kayıtlarına göre Tanrı insanı "kendine hizmet etmesi ve altın madeninde çalışması için" yarattığı ifade ediliyor. Sümer tanrıları "kolları bacaklarından uzun canlının genlerine, kendi geninden ilave ederek, bu günkü insanın atasını yarattı" deniliyor. Tevrat bu iddiayı "Tanrı insanı kendi suretinden yaratmıştır" şeklinde özetliyor.
-Sümer Tanrıları dünyayı terk ediyor. Ancak, insanın kölelik ruhu yaşamaya devam ediyor. Sümer'den sonra insanlar "din adamlarının kölesi" olmayı tercih ediyor.
- Antik Mısır'da insanların yarısı köle diğer yarısı "din adamına" dönüşüyor. İnsanlar üretiyor, rahipler "din adına" halkı idare ediyor. Sorun, Nil ağzından gelen yağmacılarla mücadele edilmesi ile başlıyor. Toprak insanı yumuşattığı için Fervun ¨kölelerden asker yapamıyor. Mecburen rahipleri askere alıyor. Savaş başlıyor. Savaş sonunda esir alınanlar "köle olmaya" devam ediyor.
-Antik Yunan dünyasında, savaşı kaybeden halk ve"köle aileden doğan köle" sayılıyor. Bu gelenek Roma dünyasında devam ediyor. Vatandaşlar ve köleler olarak toplum ayrılıyor. Büyük imparatorluklarda köleler çalışıyor, din adamları, asil sınıfa ve askerlere bakıyor.
-Roma'nın yıkılmasından sonra Batı'da "Karanlık Çağ" başlıyor. Papa din adına düzen kuruyor. Batı dünyasını Papa din gücünü kullanarak idare ediyor. Halk köle durumuna düşüyor. Bin yıldan daha uzun bir süre, köle insan sürüleri din adamlarına ve toprak sahibi aristokratlara bakıyor.
-1789 Fransız Devrimi ile "din adamlarının egemenliğine" son verilebildi. Giyotin ile kafası kesilenlerin yüzde doksanı "din adamları" idi. Fransız devrimi, din adamlarının egemenliğini kafalarını keserek sonlandırdı. Ancak, günümüz az gelişmiş toplumlarında insanlar "din adamlarının kölesi olmayı" tercih ediyor. Nitekim "kendine faydası olmayan mahcur tarikat şeyhlerinin" el ve ayakları öpülüyor. Din adına biat ve kölelik devam ediyor.
-Sanayi devrimi ile tarımda köle olanlar "sanayi işçisine" dönüşüyor. Sanayi işçisi ise "kendini yeniden üretecek ücretten" daha fazlasını alamıyor. Esasen bu ücret seviyesi tarım toplumunda "kölelerin iaşe ve ibadesine eşit seviyedeki ücretten" başkası değil. Sadece adına hür işçi deniliyor ve fakat "kölelik" devam ediyor.
-İleri sanayi toplumunda ücretler artıyor. İşçiler belli bir refah seviyesini tutturuyor. Bu kez insanlar "daha çok tüketmek" amacıyla kredi kullanıyor. Gelecek 30 yılda kazanacakları geliri bu günden tüketiyor. Kredi kölesine dönüşüyor. Kölelik devam ediyor.